TMK 174. Madde
(1) Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.
(2) Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
TMK 174. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 143 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci fıkrasıboşanma nedeniyle maddî tazminatıdüzenlemektedir. Yürürlükteki maddeden farklışekilde davacının kusursuz olmasımutlak bir şart olarak aranmamış, daha az kusurlu olan tarafın da bu davayıaçabilmesi kabul edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasıboşanma nedeniyle manevî tazminatıdüzenlemektedir. Yürürlükteki maddeden farklı olarak davacının kusursuz olmasışartıyasadan çıkarılmış, davalının kusurlu olmasıyeterli görülmüştür. Davalının kusurlu olmasışartının arandığı her olayda, 31 davacının kusursuz olmasıgerekeceğinden böyle bir koşulun maddede yer almasına gerek görülmemiştir. Davacının da boşanmada kusurunun bulunmasıgenel hükümler gereğince Borçlar Kanununun 42 nci madde ve devamıhükümlerinin uygulanmasısonucu tazminattan indirim ya da tazminata hiçhükmetmeme sebebi sayılacaktır. Maddenin her iki fıkrasında da yürürlükteki maddeden farklı “eş” sözcüğü yerine “taraf” sözcüğükullanılmıştır. Zira maddî ve manevî tazminat davası, boşanma kararından sonra da açılabilen bir davadır. Bu durumda boşanmışeşlere hâ len “eş” demek mümkün değildir. Bu nedenle, bu hâ li de kapsayacak şekilde maddedeki “eş” sözcüğü yerine “taraf” sözcüğükullanılmıştır.
Açıklama
TMK Madde 174, boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat taleplerini düzenler. Birinci fıkraya göre, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. İkinci fıkraya göre ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda manevi tazminat talep edebilir. Bu düzenleme, boşanmanın yol açtığı ekonomik kayıpların ve kişilik değerlerindeki zedelenmenin giderilmesini amaçlar. Gerekçe, eski düzenlemeden farklı olarak davacının mutlak kusursuzluğunun aranmadığını, daha az kusurlu tarafın da maddi tazminat isteyebileceğini ve manevi tazminat bakımından davalının kusurlu olmasının yeterli görüldüğünü vurgular. Ayrıca tazminat davası boşanmadan sonra da açılabildiğinden, hükümde ‘eş’ yerine ‘taraf’ kavramı kullanılmıştır.
Uygulamada maddi tazminata hükmedilebilmesi için, davacının mevcut veya beklenen bir menfaatinin boşanma nedeniyle zedelenmesi, davacının kusursuz veya daha az kusurlu olması ve davalının kusurlu bulunması koşulları aranır. Beklenen menfaat, örneğin eşten beklenen ekonomik destek ve sosyal güvencenin boşanmayla yitirilmesini kapsar. Manevi tazminat bakımından ise davacının kişilik hakkının, boşanmaya sebep olan olaylar (örneğin zina, hakaret, şiddet) nedeniyle saldırıya uğramış olması ve davalının kusurlu olması gerekir; davacının kusursuzluğu ayrıca koşul olarak aranmaz, zira davalının kusuru zaten davacının ağır kusurlu olmadığını gösterir. Davacının da boşanmada kusuru varsa, genel hükümler (Türk Borçlar Kanunu m.51 ve m.52) uyarınca tazminattan indirim yapılması veya tazminata hiç hükmedilmemesi mümkündür. Bu talepler boşanma davasıyla birlikte veya sonradan ileri sürülebilir.
Bu düzenlemenin sonucu, boşanmanın haksız biçimde yıkıma uğrattığı tarafın hem ekonomik kaybının hem de manevi acısının kusurlu eş tarafından telafi edilmesidir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak, ancak zarar görenin manevi tatminini sağlayacak makul bir miktarda belirlenmesi gerektiğini ve maddi tazminatta tarafların kusur durumunun karşılaştırılacağını istikrarla kabul eder. Somut bir örnek: eşinin sadakatsizliği nedeniyle boşanan ve evlilikte ekonomik olarak ona bağımlı yaşamış kusursuz kadın, hem destekten yoksun kalması nedeniyle maddi tazminata hem de eşin zina eyleminin kişilik haklarını zedelemesi nedeniyle manevi tazminata TMK Madde 174 uyarınca hak kazanabilir. Böylece hüküm, boşanmanın haksız tarafına yüklenen bir sorumlulukla adaleti sağlar.
