TMK 189. Madde
(1) Birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde, eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar.
(2) Eşlerden her biri, birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemlerden kişisel olarak sorumludur. Ancak, temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması hâlinde eşler müteselsilen sorumludurlar.
TMK 189. Madde Gerekçesi
Maddenin birinci ve ikinci fıkrası, 1984 tarihli Öntasarının 152 nci maddesinden alınmıştır. Evlilik birliğinin tüzel kişiliği olmadığı için bu birliği temsilin sonuçlarınıtems ile ilişkin kurallar ile belirlemek olanaklıdeğildir. Yürürlükteki Kanunda evlilik birliğini tems ile ilişkin maddelerde bu konu düzenlenşdeğilse de, eşlerin mal rejimlerine ilişkin 34 fasıllarda kadının birliği temsilen yüklendiği borçlardan kocanın ve ayrık durumlarda (istisnaen) kadının sorumluluğu çeşitli maddelerde belirlenmiştir. (md.187, 202,203, 204, 215,216 ve 217) Evlilik birliğini temsilin sonuçlarının hemen temsil yetkisinden sonra düzenlenmesi daha uygun görülmüştür. Böylece buradaki temsilin anlamı ve sonuçlarıdaha kolay anlaşılacaktır. Maddenin ikinci fıkrasında, 1984 tarihli Öntasarıda bulunmayan “Ancak, temsil yetkisinin üçüncükişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılmasıhâ linde eşler müteselsilen sorumludurlar.” hükmüeklenmiştir. Böylece bu hüküm sayesinde eşlerin temsil yetkisini aşmalarıhâ linde, bundan habersiz iyiniyetli üçüncükişiler korunmak istenmiş, bu durumda da eşlerin müteselsilen sorumlu olacaklarıöngörülmüştür.
Açıklama
TMK Madde 189, evlilik birliğini temsil yetkisinin kullanıldığı işlemlerde eşlerin üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olacağını, buna karşılık temsil yetkisi bulunmaksızın yapılan işlemlerden işlemi yapan eşin kişisel olarak sorumlu olacağını düzenler. Ancak temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması halinde eşlerin yine müteselsilen sorumlu olacağı kabul edilmiştir. Bu hüküm, TMK Madde 188’de tanınan temsil yetkisinin doğal sonucunu belirler; çünkü gerekçenin de vurguladığı gibi evlilik birliğinin tüzel kişiliği bulunmadığından, temsilin sonuçlarını ayrıca kurala bağlamak gerekmiştir. Müteselsil sorumluluğun hukuki çerçevesi TBK Madde 162 vd. ile birlikte değerlendirilir; gerekçe ayrıca TMK Madde 187, 202 ve devamı maddelere atıf yapar.
Uygulamada bu kural üç farklı durumu birbirinden ayırır. İlk olarak, bir eş ailenin sürekli ihtiyaçları için meşru temsil yetkisiyle işlem yaptığında -örneğin market, fatura veya çocuk masrafları- her iki eş alacaklıya karşı zincirleme sorumlu olur ve alacaklı dilediği eşten borcun tamamını isteyebilir. İkinci olarak, bir eş temsil yetkisi olmaksızın, kişisel bir amaçla işlem yaptığında sadece kendisi sorumlu kalır ve diğer eşin malvarlığı bu borçtan etkilenmez. Üçüncü ve en kritik durum, temsil yetkisinin üçüncü kişinin anlayamayacağı biçimde aşılmasıdır; burada görünüşe güvenen iyiniyetli üçüncü kişiyi korumak için sorumluluk yeniden müteselsil hale gelir, çünkü dışarıdan bakan kişi yetki sınırını fark edemez.
Bu sistemin sonucu, alacaklıların korunması ile eşlerin iç ilişkideki dengesinin birlikte gözetilmesidir; müteselsilen sorumlu tutulan eş, ödediği borç için diğerine rücu edebilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, ailenin olağan ihtiyaçları kapsamındaki harcamalardan her iki eşin müteselsilen sorumlu olduğunu, ancak işlemin olağan ihtiyaç sınırını açıkça aştığı hallerde diğer eşin sorumlu tutulamayacağını benimsemiştir. Somut bir örnekle: çocuğun okul kıyafetlerini taksitle alan eşin yaptığı işlemden her iki eş zincirleme sorumlu olur; buna karşılık bir eşin kişisel kumar borcu için imzaladığı senetten yalnızca o eş sorumludur. Ancak eş, ailenin ihtiyacı görünümü altında yetkisini gizlice aşmışsa, durumu bilemeyecek olan satıcıya karşı TMK Madde 189 uyarınca eşler yine müteselsilen sorumlu kalır.
