TMK ▸ Madde 193

TMK 193. Madde

(1) Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukukî işlemi yapabilir.

TMK 193. Madde Gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 156 ncı maddesinden alınmıştır. Maddede, eşler arasında kabul edilen eşitlik prensibi uyarınca, kadının bazıhukukî işlemleri için hâ kimden izin almasına gerek görülmediği gibi eşler arasında cebrî icra yasağı ve istisnalarınımuhafaza etmeye de gerek görülmemiştir. Eşler de birbirlerine karşıborçlarınıifa etmeli, aksi hâ lde sonuçlarına katlanmalıdır.

Açıklama

TMK Madde 193, evlilik birliği içinde eşlerin işlem ehliyetini düzenleyerek, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça eşlerden her birinin hem diğer eşle hem de üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi serbestçe yapabileceğini kabul eder. Bu düzenleme, eski Medeni Kanun döneminde kadının bazı işlemleri için kocadan veya hakimden izin alması zorunluluğunu kaldıran köklü bir dönüşümün ürünüdür. Madde gerekçesi de eşler arasında benimsenen eşitlik prensibine açıkça atıf yapar ve kadının izin alma külfetini ortadan kaldırdığını vurgular. Hüküm, Anayasa’nın 10. ve 41. maddelerindeki eşitlik ve aile bütünlüğü ilkeleriyle, ayrıca TMK Madde 185’teki birliğin temel yükümlülükleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Sözleşme serbestisini güvence altına alan TBK hükümleriyle de uyumludur.

Uygulamada bu hüküm, eşlerin birbirleriyle satım, bağışlama, kira, kefalet, ödünç veya vekalet gibi her türlü sözleşmeyi kurabilmesine imkan tanır; örneğin bir eş diğerine taşınmazını satabilir, ona borç verebilir ya da onun lehine ipotek tesis edebilir. Eşlerin malvarlıkları kural olarak ayrı kaldığından, biri diğerinin alacaklısı veya borçlusu konumuna gelebilir ve aralarındaki bu ilişki üçüncü kişilerdekiyle aynı hukuki rejime tabidir. Ancak bu serbesti sınırsız değildir; aile konutuna ilişkin TMK Madde 194, eşin rızasını arayarak işlem serbestisini önemli ölçüde kısıtlar. Yine edinilmiş mallara katılma rejimindeki katkı ve denkleştirme kuralları, eşler arası kazandırmaların boşanmada nasıl değerlendirileceğini belirler.

Bu kuralın ihlali halinde, yani bir eşin diğeri adına yetkisiz işlem yapması durumunda işlem o eşi bağlamaz ve kişisel sorumluluğu doğar; muvazaalı kazandırmalar ise butlanla sakat olabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Hukuk Daireleri, eşler arasındaki bağış veya satış işlemlerinin gerçekte mal kaçırma amacı taşıyıp taşımadığını, özellikle boşanma davaları öncesinde yapılan devirlerde titizlikle inceler ve muvazaa saptandığında işlemi geçersiz sayar. Somut bir örnekle: eşinden bağımsız olarak kendi adına banka kredisi çeken kadın, bu borçtan TMK Madde 193 uyarınca tek başına sorumlu olur; koca, işleme katılmadıkça alacaklıya karşı sorumlu tutulamaz. Böylece her eş kendi hukuki tasarruflarının hem sahibi hem de muhatabıdır.