TMK 22. Madde
(1) Bir öğretim kurumuna devam etmek için bir yerde bulunma ya da eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumuna konulma, yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz.
TMK 22. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 22 nci maddesini karşılamaktadır. Madde günümüz diline uyarlanarak yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TMK Madde 22, belirli kurumlarda bulunmanın yerleşim yeri edinme sonucu doğurmayacağını hükme bağlayarak yerleşim yeri kavramının iradi temelini korur. Buna göre bir öğretim kurumuna devam etmek için bir yerde bulunma ya da eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumuna konulma, kişiye yeni bir yerleşim yeri kazandırmaz. Hüküm, TMK Madde 19’da tanımlanan ve sürekli kalma niyetini esas alan yerleşim yeri kavramıyla doğrudan bağlantılıdır; çünkü sayılan hâllerde kişinin o yerde bulunması kendi sürekli kalma iradesinden değil, dışsal bir zorunluluktan ya da geçici bir amaçtan kaynaklanır. Böylece kişinin önceki yerleşim yeri, kurumda geçirilen süre boyunca varlığını sürdürür.
Uygulama mekanizması bakımından maddenin işlevi, yerleşim yerine bağlanan hukuki sonuçların doğru yere bağlanmasını sağlamaktır. Yetkili mahkemenin, tebligatın, miras işlemlerinde sulh hukuk mahkemesinin ve nüfus kayıtlarının belirlenmesinde yerleşim yeri esas alındığından, bir öğrencinin okuduğu şehir ya da bir hükümlünün cezaevinin bulunduğu yer, bu sonuçların merkezi hâline gelmez. Örneğin üniversite öğrencisi öğrenim gördüğü ilde kalsa dahi, sürekli kalma niyetiyle gerçek bir yerleşim iradesi ortaya koymadıkça yerleşim yeri ailesinin bulunduğu yer olarak kabul edilir. Aynı biçimde uzun süreli tedavi gören bir hasta veya bakımevinde kalan yaşlı bir kişi de kurumda bulunması nedeniyle yerleşim yeri değiştirmiş sayılmaz.
Maddenin sonucu, sayılan kurumlarda bulunmanın yerleşim yerine bağlı yetki ve usul kurallarını etkilememesidir; bu nedenle açılacak davalarda ve yapılacak işlemlerde kişinin gerçek yerleşim yeri araştırılır. Yargıtay, özellikle yetki itirazlarına ilişkin uyuşmazlıklarda cezaevinde bulunmayı veya öğrenim amacıyla başka ilde ikamet etmeyi yerleşim yeri değişikliği saymayarak bu ilkeyi istikrarlı biçimde uygulamaktadır. Somut bir örnekle, hakkında boşanma davası açılacak ve halen ceza infaz kurumunda bulunan bir kişiye karşı yetkili mahkeme, cezaevinin bulunduğu yer değil, tutukluluk öncesindeki gerçek yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı şekilde başka şehirde yatılı okuyan bir öğrenciye yapılacak tebligatın, ailesinin yerleşim yeri adresine yöneltilmesi gerekir. TMK Madde 22 böylece yerleşim yerinin istikrarını güvence altına alır.
