TMK ▸ Madde 221

TMK 221. Madde

(1) Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul edebilirler.

(2) Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler.

TMK 221. Madde Gerekçesi

Maddede İsviçre Medenî Kanununun 199 uncu maddesinde olduğu gibi eşlere mal rejimi sözleşmesiyle edinilmişmalların kapsamınıdaraltma olanağıtanınmıştır. Birinci fıkra, eşlerin mesleklerinin icrasıve ya sahip olduklarıişletmelerinin faaliyetinden elde ettikleri değerlerin edinilmişmal sayılmayıp, kişisel mal sayılmasının eşlerin yapacaklarıbir sözleşmeyle kararlaştırılabileceğini hükme bağlamıştır. Maddenin ikinci fıkrası, 219 uncu maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralıbendinde edinilmişmallar arasında sayılmışbulunan “kişisel malların gelirleri”nin edinilmişmal değil, kişisel mal olarak kabul edilmesinin eşlerin yapacaklarısözleşmeyle öngörülebileceğini hükme bağlamaktadır.

Açıklama

TMK Madde 221, eşlere mal rejimi sözleşmesiyle edinilmiş malların kapsamını daraltma olanağı tanıyarak sözleşme özgürlüğünü mal rejimi alanına taşır. Birinci fıkra, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan ve normalde edinilmiş mala dahil olması gereken değerlerin, sözleşmeyle kişisel mal sayılabileceğini öngörür. İkinci fıkra ise kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağının sözleşmeyle kararlaştırılabilmesine imkân verir. Bu hüküm, kural olarak kişisel mal gelirlerini edinilmiş mal sayan TMK m.219/2-4 düzenlemesine bir istisna yaratır ve mal rejimi sözleşmesinin şekline ilişkin m.205 ile birlikte uygulanır. Böylece eşler, yasal rejimin sınırları içinde kalmakla birlikte, paylaşıma girecek malvarlığının kapsamını kendi iradeleriyle biçimlendirebilir.

Uygulamada bu maddenin işlerlik kazanması, geçerli bir mal rejimi sözleşmesinin varlığına bağlıdır; sözleşme TMK m.205 uyarınca noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmalıdır, aksi halde geçersizdir. Birinci fıkra özellikle serbest meslek sahibi veya işletme sahibi eşler için önem taşır: avukatlık, hekimlik bürosu ya da bir ticari işletmenin faaliyetinden doğan gelirler sözleşmeyle kişisel mal kapsamına alınabilir; böylece bu değerler tasfiyede katılma alacağına konu olmaktan çıkarılır. İkinci fıkra ise kişisel mal niteliğindeki bir taşınmazın kirası, hisse senedinin temettüsü gibi gelirlerin de kişisel mal sayılmasını sağlar. Bu seçeneklerin tercih edilmesi, bir eşin malvarlığı artışından diğerinin alacağını sınırlar; bu nedenle sözleşmenin kapsamı ve sonuçları taraflara açıkça anlatılmalı ve hangi kalemlerin kapsam dışına çıkarıldığı net biçimde yazılmalıdır.

Bu düzenlemenin sonucu, tasfiyede paylaşıma girecek edinilmiş malların tabanının sözleşmeyle daraltılması ve katılma alacağının buna bağlı olarak azalmasıdır. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, mal rejimi sözleşmesiyle yapılan bu tür daraltmaların geçerliliği için TMK m.205’teki şekil şartının arandığını, geçerli sözleşme bulunduğunda TMK Madde 221 uyarınca meslek veya işletme gelirleri ile kişisel mal gelirlerinin kişisel mal sayılacağını ve katılma alacağı hesabında dikkate alınmayacağını kabul etmektedir. Somut bir örnek: eşler noterde düzenledikleri sözleşmeyle, hekim olan eşin muayenehane gelirlerinin kişisel mal sayılacağını kararlaştırmışsa, bu gelirlerle edinilen birikim tasfiyede edinilmiş mal olarak paylaşıma girmez ve diğer eşin katılma alacağına dahil edilmez.