TMK 228. Madde
(1) Eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları, mal rejiminin sona ermesi anındaki durumlarına göre ayrılır.
(2) Eşlerden birine sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarınca yapılmış olan toptan ödemeler veya iş gücünün kaybı dolayısıyla ödenmiş olan tazminat, toptan ödeme veya tazminat yerine ilgili sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumunca uygulanan usule göre ömür boyunca irat bağlanmış olsaydı, mal rejiminin sona erdiği tarihte bundan sonraki döneme ait iradın peşin sermayeye çevrilmiş değeri ne olacak idiyse, tasfiyede o miktarda kişisel mal olarak hesaba katılır.
TMK 228. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 207 nci maddesini karşılamaktadır. Eşlerden her birinin malvarlığıbelirlenip karşılıklıborçlar ödendikten sonra, tasfiye için bu malvarlıkları içinde nelerin kişisel mal, nelerin edinilmişmal olduğunun belirlenmesi zorunludur. Maddenin birinci fıkrası, eşlerin gerek kişisel mallarının gerek edinilmişmallarının, mal rejiminin sona ermesi anındaki durumlarına göre değerlendirileceğini kabul etmiştir. Maddenin ikinci fıkrası, edinilmişmal grubuna dahil kabul edilen sosyal güvenlik ve sosyal yardım kurumlarınca toplu ödemelerin yapılması ya da işgücünün kaybı nedeniyle toplu tazminat ödenmesi hâ llerinde, tasfiye sırasında bunların nasıl değerlendirilebileceğini hükme bağlamaktadır. Buna göre mal rejiminin sona erdiği tarihte, bu toplu ödeme ve ya tazminat yerine irat şeklinde bir ödeme plâ nıolsaydı, bu tarih itibarıyla bundan sonraki devreler için hesaplanacak iradın sermaye değeri bu miktar üzerinden kişisel mal olarak hesaba katılacaktır.
Açıklama
TMK Madde 228, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde ilk ve zorunlu adımı, yani kişisel mallar ile edinilmiş malların birbirinden ayrılmasını düzenler. Birinci fıkra, bu ayrımın hangi ana göre yapılacağını belirler: malların niteliği ve kümesi, mal rejiminin sona ermesi anındaki duruma göre saptanır. Bu hüküm, edinilmiş malların kapsamını gösteren TMK m.219, kişisel malları sayan m.220 ve sözleşmeyle kişisel mal kabulünü düzenleyen m.221 ile birlikte uygulanır; sona erme anının belirlenmesinde ise m.225 esas alınır. İkinci fıkra, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarınca yapılan toptan ödemeler ile iş gücü kaybı tazminatının tasfiyede nasıl değerlendirileceğine ilişkin teknik bir yöntem getirir ve bu kalemlerin kişisel mal olarak hesaba katılacak kısmını iratlaştırma esasına bağlar.
Uygulamada birinci fıkra, eşlerin tüm malvarlığı kalemlerinin iki gruba bölünmesini gerektirir; çünkü katılma alacağı yalnızca edinilmiş mallar üzerinden hesaplanır, kişisel mallar tasfiye dışında kalır. İkinci fıkranın getirdiği mekanizma daha incedir: kural olarak iş gücü kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar TMK m.219/2-3 uyarınca edinilmiş maldır, ancak bu toptan ödemenin tamamı paylaşıma değil, yalnızca rejimin sürdüğü döneme isabet eden kısmı paylaşıma girer. Bunun için, toptan ödeme yerine ömür boyu irat bağlanmış olsaydı, rejimin sona erdiği tarihten sonraki döneme ait iradın peşin sermaye değeri ne olurdu hesabı yapılır ve bu miktar kişisel mal olarak ayrılır. Böylece eşin emeklilik ya da maluliyet sonrası geleceğini güvenceye alan kısım korunur; bu hesap çoğunlukla aktüer bilirkişi marifetiyle yapılır.
Bu ayrımın sonucu, katılma alacağının matematiksel tabanını doğrudan belirlemesidir; yanlış gruplama, alacağın olduğundan yüksek veya düşük çıkmasına yol açar. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, iş kazası veya maluliyet nedeniyle ödenen toptan tazminatlarda, ödemenin geleceğe yönelik bölümünün TMK Madde 228 uyarınca peşin sermaye değerine çevrilerek kişisel mal sayılması, yalnızca rejim dönemine isabet eden kısmın edinilmiş mal kabul edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Somut bir örnek: rejim sona erdiğinde 60 yaşında olan eşe iş gücü kaybı için 600.000 TL toptan tazminat ödenmişse, bu meblağ ömür boyu irada çevrilip sona erme tarihinden sonraki yıllara isabet eden iradın peşin değeri, diyelim 400.000 TL, kişisel mal sayılır; geriye kalan 200.000 TL edinilmiş mal olarak tasfiyeye dahil edilir.
