TMK 227. Madde
(1) Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
(2) Böyle bir malın daha önce elden çıkarılmış olması hâlinde hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler.
(3) Eşler, yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da değiştirebilirler.
TMK 227. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 206 ncı maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci fıkrasında, tasfiye sırasında, bir eşin diğerinin mal edinmesine, malının iyileştirilmesine ve korunmasına ivazsız olarak katkıda bulunmasıhâ linde bu katkısının 43 değerlendirilip ödenmesi hükme bağlanmıştır. Burada katkıda bulunan eşe tanınan hak bir alacak hakkıolup, bu hakkın tasfiye sırasında göz önünde tutulmasıkabul edilmiştir. Böylece tasfiye sırasındaki değer artışıgöz önüne alınarak para değerindeki düşüşler dolayısıyla katkıda bulunan eşin kayba uğramasıönlenmiştir. İkinci fıkrada, eğer mal elden çıkarılmışsa, diğer eşe ödenecek olan alacağıhakkaniyete uygun olarak hâ kimin belirleyeceği öngörülmüştür. Üçüncüfıkrada eşlerin yazılıolmak kaydıyla yapacaklarıbir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri ya da alacaklarıpay oranınıtespit edebilecekleri hükme bağlanmıştır.
Açıklama
TMK 227. maddesi, değer artış payı alacağını düzenlemektedir. Eşlerden biri, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız ya da yetersiz karşılıkla katkıda bulunmuşsa, tasfiyede bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur. Alacak, malın tasfiye anındaki değerine göre hesaplanır; değer azalması hâlinde ise katkının başlangıç değeri esas alınır.
Değer artış payı, bir tür katkı payı alacağıdır; edinilmiş mal-kişisel mal ayrımının dışında kalan, ancak eşlerden birinin katkısından doğan bir hak olarak özel bir düzenleme altına alınmıştır. Örneğin eşin kişisel malı olan taşınmazın tadilatını diğer eşin birikimiyle finanse etmesi hâlinde, katkıda bulunan eş değer artışından pay talep edebilir.
Yazılı anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçmek ya da pay oranını değiştirmek mümkündür. Bu esneklik, tarafların önceden planlamasına ve kısmen kişisel kısmen ortak katkı içeren yatırım projelerini hukuki belirsizlik yaratmadan yönetmesine imkân tanır. Yargıtay, değer artışının tespitinde bilirkişi incelemesinin zorunlu olduğunu ve tasfiye anındaki gerçek piyasa değerinin esas alınması gerektiğini tutarlı biçimde benimsemektedir.
