TMK 229. Madde
(1) Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:
1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,
2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.
(2) Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.
TMK 229. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 208 inci maddesinden kısmen değiştirilmek suretiyle alınmıştır. İsviçre Medenî Kanununun 208 inci maddesi iki fıkra hâ linde düzenlenmiştir. Birinci fıkra iki bent hâ linde olup, aynen alınmıştır. Buna karşılık İsviçre Medenî Kanununun 208 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bu tür kazandırma ve devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda, kararın, dava kendisine ihbar edilmişse bu devir ve kazandırmalardan yararlanan için verileceği”ne ilişkin hüküm alınmamıştır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunumuzda davanın üçüncükişiye ihbarıyla ilgili hükümler mevcut olduğundan, bu genel hükümler varken ayrıca böyle bir hükme gerek olmadığıdüşünülmüştür. Maddede eşlerin edinilmişmallarına ilâ vesi gerekli değerler iki bent hâ linde sayılmıştır. Tasfiyenin adil bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için eşlerin bazıişlemlerle devrettiği edinilmişmallara ait malvarlığıdeğerlerin tasfiye sırasında edinilmişmallara eklenmelidir. Eşlerden her biri diğerinin malvarlığındaki artıştan pay alacağından, diğerinin bu payıazaltmak maksadıyla yaptığıtasarrufların tasfiye sırasında hesaba katılmasızorunludur. Bu nedenle (1) numaralıbentte, eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızasıolmaksızın, olağan hediyeler dışında yaptığıkarşılıksız kazandırmaların edinilmişmallara ek değer olarak eklenmesi öngörülmüştür. İsviçre Medenî Kanununda mal rejiminin sona ermesinden önceki beşyıl içinde yapılan kazandırmaların edinilmişmallara eklenmesi kabul edilmiştir. Bu hüküm mirasta tenk ise tâ bi tasarruflara ilişkin 565 inci maddenin (3) numaralıbendi hükmüne paralel olarak kaleme alınmıştır. İsviçre’de tenkisle ilgili bu maddeyi karşılayan İsviçre Medenî Kanununun 527 nci maddesinin (3) numaralıbendinde de bizden farklı olarak beşyıllık süre esas alınmıştır. Tenkisle ilgili olarak 565 inci madde ile paralellik sağlamak üzere, bu maddede, İsviçre’den farklı olarak son beşyıl içindeki değil son bir yıl içindeki kazandırmaların edinilmişmallara ilâ vesi kabul edilmiştir. Maddenin (2) numaralıbendinde, edinilmişmallara eklenmesi gereken değerlerden ikincisi olarak, bir eşin mal rejiminin devamısüresince diğer eşin payınıazaltmak amacıyla yaptığıdevirler değerlendirilmiştir. Burada da bir önceki bentte olduğu gibi mirasta tenk ise tâ bi tasarruflar arasında yer alan “saklıpay kurallarınıetkisiz kılmak amacıyla yaptığıaçık olan temliklere” benzer bir hüküm getirilmiştir. Eşlerden birinin mal rejiminin devam ettiği süre içinde diğer eşin edinilmiş 44 mallardan pay almasınıazaltmak üzere yaptığıdevirler de tasfiye sırasında edinilmişmallara, hiçdevir edilmemiş gibi eklenecektir.
Açıklama
TMK Madde 229, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde adaleti sağlamak üzere, eşin malvarlığında fiilen bulunmasa da hesaba değer olarak eklenmesi gereken kazandırma ve devirleri düzenler. Hüküm iki kalemi sayar: eşin, rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan ve olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile rejim süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler. Düzenleme, miras hukukundaki tenkise tabi tasarrufları konu alan TMK m.565 ile bilinçli bir paralellik içinde kaleme alınmış olup, gerekçede İsviçre Medeni Kanunu’ndaki beş yıllık sürenin aksine bir yıllık süre tercih edildiği vurgulanmıştır. Hesaplaşma yöntemi bakımından TMK m.230 ve eklenecek değerlerin tasfiyedeki yeri için m.231 ile birlikte okunmalıdır; bu yönüyle norm, artık değere katılma sisteminin koruyucu çekirdeğini oluşturur.
Uygulamada bu mekanizma, eşlerden birinin tasfiye yaklaşırken malvarlığını bilinçli biçimde eritmesini etkisiz kılar. Birinci bent için diğer eşin rızasının bulunmaması, kazandırmanın karşılıksız olması ve olağan hediye sınırını aşması yeterlidir; kötü niyet aranmaz. Doğum günü hediyesi, mutat bağışlar gibi olağan kazandırmalar kapsam dışındadır. İkinci bentte ise süre sınırı yoktur fakat diğer eşin katılma alacağını azaltma kastının ispatı zorunludur; bu kast, satış bedelinin düşüklüğü, devrin akrabaya yapılması, devir zamanlaması gibi karinelerle ortaya konur. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca verilecek mahkeme kararı, davanın üçüncü kişiye usulüne uygun ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişiye karşı da ileri sürülebilir; bu da HMK’daki davanın ihbarı kurumuyla doğrudan bağlantılıdır ve alacaklı eşe somut bir takip imkânı tanır.
Bu değerlerin eklenmesinin sonucu, edinilmiş malların toplamının ve dolayısıyla diğer eşin katılma alacağının matematiksel olarak yükselmesidir; eklenen değer gerçekte tüketilmiş olsa bile hesaba katılır. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi kararlarında, eşin tasfiyeden hemen önce yaptığı muvazaalı veya alacağı azaltıcı devirlerin TMK Madde 229 kapsamında değerlendirilerek hesaba eklenmesi gerektiği, üçüncü kişiye yöneltilecek talepte ise davanın ihbar şartının aranacağı istikrarlı biçimde benimsenmiştir. Somut bir örnek vermek gerekirse: boşanma davasından sekiz ay önce eşin, edinilmiş malı olan bir daireyi kardeşine bedelsiz devretmesi halinde, bu dairenin tasfiye anındaki değeri edinilmiş mallara eklenir; diğer eş bu değer üzerinden katılma alacağını talep eder ve davayı devralan kardeşe ihbar etmişse karar ona karşı da hüküm ifade eder.
