TMK 232. Madde
(1) Mal rejiminin tasfiyesinde malların sürüm değerleri esas alınır.
TMK 232. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 211 inci maddesini karşılamaktadır. Maddeye göre mal rejiminin tasfiyesinde değerlendirme yapılırken malın sürüm (rayiç ) değerleri esas alınacaktır. Böylece bu konuda tasfiye sırasındaki sürüm değerlerin esas alınacağının hükme bağlanmasısuretiyle kesin bir ölçükonulmak istenmiştir.
Açıklama
TMK Madde 232, mal rejiminin tasfiyesinde malların değerlendirilmesinde uygulanacak ana ölçütü koyarak, tasfiyede malların sürüm değerlerinin esas alınacağını hükme bağlar. Sürüm değeri, malın serbest piyasada el değiştirmesi hâlinde getireceği gerçek rayiç değeri ifade eder; böylece tasfiyede defter değeri, alış değeri veya vergi değeri gibi ölçütler değil, fiilî piyasa değeri dikkate alınır. Bu temel kural, değerlendirme anını belirleyen TMK m.235, artık değerin hesabını düzenleyen TMK m.231 ve katılma alacağının paylaşımını gösteren TMK m.236 ile birlikte uygulanır; tarımsal işletmeler bakımından ise gelir değerini esas alan TMK m.233 bir istisna oluşturur. Gerekçe, düzenlemenin İsviçre Medenî Kanunu m.211 kaynaklı olduğunu ve sürüm (rayiç) değerinin benimsenmesiyle değerlendirmede kesin bir ölçü konulmak istendiğini açıklar.
Uygulama mekanizması bakımından sürüm değeri ölçütü, tasfiyeye konu her bir malın gerçek piyasa değerinin belirlenmesini gerektirir; bu da uygulamada bilirkişi incelemesini zorunlu kılar. Taşınmazlar için emsal satışlar, konum ve nitelik; araçlar için piyasa rayici; işletmeler için ekonomik bütünlük gözetilerek değer tespiti yapılır. Sürüm değeri, malların TMK m.235 uyarınca belirlenen tasfiye anındaki durumuna göre saptanır; yani değerin hangi mal için hangi tarih esas alınarak hesaplanacağı bu iki hükmün birlikte değerlendirilmesiyle ortaya çıkar. Sürüm değerinin esas alınması, mal rejiminin amacı olan edinilmiş malların gerçek ekonomik değerinin eşler arasında adil paylaşımını sağlar; düşük gösterilen kayıtlı değerlerin alacaklı eş aleyhine sonuç doğurması engellenir. Tarafların malın değeri konusundaki anlaşması varsa bu da gözetilebilir.
Sürüm değerinin hatalı belirlenmesi, katılma alacağının ve değer artış payının yanlış hesaplanmasına yol açacağından, mahkemelerin güncel ve gerekçeli bilirkişi raporlarına dayanması zorunludur. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi, mal rejiminin tasfiyesinde malların kayıtlı veya alış değerinin değil, tasfiye anındaki gerçek sürüm değerinin esas alınması gerektiğini, eksik araştırmaya dayalı hükümleri bozarak istikrarla vurgulamaktadır. Somut bir örnek: eşlerin evlilik birliği içinde edindiği bir daire tapuda 300.000 TL bedelle gösterilmiş olsa da, tasfiye anındaki gerçek piyasa rayici 2.500.000 TL ise, TMK Madde 232 uyarınca hesaba bu sürüm değeri katılır. Tapudaki düşük beyan değil, bilirkişinin belirlediği güncel piyasa değeri esas alınır; böylece eşin katılma alacağı gerçek ekonomik karşılığı üzerinden hesaplanır.
