TMK 233. Madde
(1) Bir eşin malik olarak bizzat işletmeye devam ettiği veya sağ kalan eş ya da altsoyundan birinin kendisine bir bütün olarak özgülenmesini istemeye haklı olduğu bir tarımsal işletme için değer artışından alacağı pay ve katılma alacağı, bunların gelir değeri göz önünde tutularak hesaplanır.
(2) Tarımsal işletmenin maliki veya mirasçıları, diğer eşe karşı ileri sürebilecekleri değer artışı payının veya katılma alacağının, işletmenin sadece sürüm değeri üzerinden hesaplanmasını isteyebilir.
(3) Değerlendirmeye ve işletmenin kazancından mirasçılara pay ödenmesine ilişkin miras hukuku hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.
TMK 233. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 212 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci fıkrası, bir bütün olarak özgülenecek bir tarımsal işletme söz konusu olduğunda değer artışından alınacak pay ve katılma alacağının, bunların gelir değerine göre hesaplanacağınıöngörmektedir. Eşlerden biri, bir tarımsal işletmeyi bizzat işletmeye devam ettiği ve ya böyle bir tarımsal işletmenin sağkalan eşe ya da altsoyundan birine bir bütün olarak özgülendiğinde, tarımsal işletme için değer artışından bu kişinin alacağıpay ve katılma alacağı bu tarımsal işletmenin gelir değeri esas alınarak hesaplanacaktır. Maddenin ikinci fıkrasıtarımsal işletmenin malik ve ya mirasçılarına, diğer eşe karşıileri sürebilecekleri değer artışıpayının ve ya katılma alacağının, işletmenin sadece sürüm değeri üzerinden hesaplanmasınıisteme yetkisini tanımıştır. Maddenin üçüncüfıkrası bu gibi hâ llerde değerlendirmeye ve işletmenin kazancından mirasçılara pay ödenmesine ilişkin olan miras hukukunun ilgili hükümlerinin de amaca elverişli olduğu oranda uygulanacağınıöngörmüştür.
Açıklama
TMK Madde 233, mal rejiminin tasfiyesinde tarımsal işletmelerin değerlendirilmesine özgü bir kural getirerek, bir bütün olarak özgülenecek tarımsal işletme bakımından değer artış payı ile katılma alacağının gelir değeri esas alınarak hesaplanacağını düzenler. Birinci fıkra, bir eşin malik olarak bizzat işletmeye devam ettiği veya sağ kalan eş ya da altsoyundan birinin işletmenin bir bütün olarak kendisine özgülenmesini istemeye haklı olduğu hâllerde, sürüm değeri yerine gelir değerinin esas alınacağını öngörür. Bu, sürüm değerini ana kural olarak benimseyen TMK m.232’den bilinçli bir sapmadır ve tarımsal işletmelerin parçalanmadan sürdürülmesini koruma amacı taşır. Gerekçe, düzenlemenin İsviçre Medenî Kanunu m.212 kaynaklı olduğunu ve gelir değeri esasının işletmenin ekonomik bütünlüğünü gözettiğini açıklar.
Uygulama mekanizması bakımından gelir değeri, işletmenin sürdürülmesi hâlinde sağlayacağı kazanç esas alınarak belirlenir ve genellikle sürüm (rayiç) değerinden düşüktür; bu da işletmeyi sürdüren eşin daha az katılma borcu altına girmesini sağlar. Ancak ikinci fıkra dengeyi korumak için tarımsal işletmenin maliki veya mirasçılarına, diğer eşe karşı ileri sürebilecekleri değer artış payının veya katılma alacağının yalnızca sürüm değeri üzerinden hesaplanmasını isteme yetkisi tanır. Böylece işletmeyi sürdüren taraf gelir değerinden yararlanırken, alacaklı konumundaki taraf da kendi alacağı bakımından sürüm değerini talep edebilir. Üçüncü fıkra, değerlendirmeye ve işletmenin kazancından mirasçılara pay ödenmesine ilişkin miras hukuku hükümlerinin (özellikle tarımsal işletmenin mirasta özgülenmesine dair TMK m.659 ve devamı) kıyas yoluyla uygulanacağını öngörerek, mal rejimi ile miras hukuku arasında uyum kurar.
Bu düzenlemenin sonucu, tarımsal işletmenin değerlendirme yöntemine göre tarafların alacağının önemli ölçüde değişebilmesidir; gelir değeri işletmeyi koruyanı, sürüm değeri talebi ise alacaklıyı kollar. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi, tarımsal işletmenin bir bütün olarak özgülenmesi koşullarının ve gelir değeri ile sürüm değeri arasındaki ilişkinin bilirkişi marifetiyle özenle belirlenmesi gerektiğini kabul etmektedir. Somut bir örnek: eşlerden biri, evlilik içinde edinilen bağ ve bahçeyi içeren bir tarımsal işletmeyi bizzat işletmeye devam etmektedir; tasfiyede TMK Madde 233 uyarınca bu eşin katılma borcu, işletmenin daha düşük olan gelir değeri üzerinden hesaplanır ve işletme parçalanmaktan korunur. Ancak diğer eş kendi alacağını sürüm değeri üzerinden talep ederse, onun alacağı bu yüksek değer esas alınarak belirlenir.
