TMK ▸ Madde 251
Madde 250
MADDE 251

2. Paylaşmaya aykırı davranışlar

Madde 252

TMK 251. Madde

(1) Eşlerden biri, diğer eşin payını azaltmak kastıyla paylaşmadan önce bir malı karşılıksız olarak elden çıkardığı takdirde hâkim, diğer eşin alacağı denkleştirme bedelini hakkaniyete uygun olarak belirler.

(2) Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmaların bu eşin payını azaltmak kastıyla yapıldığı varsayılır.

(3) Bu tür kazandırmalara ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırmadan yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.

TMK 251. Madde Gerekçesi

Madde, paylaştırma ya tâ bi bir malın, diğer eşe intikalini önlemek üzere karşılıksız olarak elden çıkarılmasıhâ linde, hak sahibi eşe denkleştirme isteminde bulunma yetkisini tanımıştır. Bu hüküm hâ kime, hakkaniyete uygun olarak karar verme konusunda genişbir takdir yetkisi tanımıştır. 49 Böylece elden çıkarmanın, eşin paylaştırmadan elde edeceği payıazaltmak kastıyla yapılmasıhâ linde, parasal tazmin yolu açık tutulmuştur. Elden çıkarma, karşılıksız olabileceği gibi, karşılığıbulunmasına rağmen, karşılıksızmış gibi muvazaalıişlem şeklinde de yapılmışolabilir.

Açıklama

TMK Madde 251, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde bir eşin, diğerinin payını azaltmak amacıyla mallarını paylaşmadan önce karşılıksız elden çıkarmasına karşı koruma getirir. Birinci fıkraya göre eşlerden biri, diğer eşin payını azaltmak kastıyla bir malı bedelsiz olarak elden çıkarırsa hâkim, mağdur eşin alacağı denkleştirme bedelini hakkaniyete uygun biçimde belirler. Bu düzenleme, 250. maddedeki eşit paylaşım ilkesinin içini boşaltacak hileli devirleri etkisiz kılmayı amaçlar ve gerekçede belirtildiği üzere hâkime geniş bir takdir yetkisi tanır. İkinci fıkra ispat kolaylığı sağlayan bir karine kurar: mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmaksızın, olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmaların, payı azaltma kastıyla yapıldığı varsayılır. Gerekçe, muvazaalı devirleri de bu kapsamda görür.

Uygulama mekanizması bakımından bir yıllık karine, mağdur eşin ispat yükünü hafifletir; bu sürede yapılan bağış ve benzeri karşılıksız kazandırmalarda kötüniyetli amaç varsayıldığından, aksini ileri süren eş bunun olağan veya rızaya dayalı olduğunu ispatlamak zorunda kalır. Bir yıllık süre dışındaki devirlerde ise mağdur eş, azaltma kastını kendisi kanıtlamalıdır. Üçüncü fıkra koruma çemberini üçüncü kişilere kadar genişletir: bu tür kazandırmalardan yararlanan üçüncü kişilere karşı mahkeme kararı, davanın onlara usulünce ihbar edilmiş olması koşuluyla ileri sürülebilir. Böylece eş, malı bir akrabasına veya yakınına devrederek paylaşımdan kaçıramaz; mağdur eş, davayı kazandığında devralan üçüncü kişiyi de sonucuyla bağlayabilir. Karşılığı bulunmasına rağmen karşılıksızmış gibi gösterilen muvazaalı işlemler de bu hükmün kapsamındadır.

Sonuçları itibarıyla bu hüküm, mağdur eşe ayni iade yerine para alacağı (denkleştirme bedeli) tanır; elden çıkarılan malın değeri tasfiye hesabına dahil edilerek mağdur eşin payı korunur. İhbar koşulu yerine getirilmişse karar, devralan üçüncü kişi bakımından da bağlayıcı olur ve onun aleyhine takip imkânı doğar. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, mal kaçırma kastıyla yapılan devirlerde gerçek bedelin tasfiyeye dahil edilmesi ve muvazaa iddialarının her türlü delille ispatlanabileceği yönünde içtihat geliştirmiştir. Somut bir örnekle: boşanma davasının açılmasından altı ay önce eşlerden biri, ortak kullanıma özgülenmiş bir taşınmazı bedelsiz olarak kardeşine devrederse, TMK Madde 251 uyarınca bu devrin payı azaltma kastıyla yapıldığı varsayılır; mağdur eş davayı kardeşe de ihbar ederek taşınmazın tasfiye değeri üzerinden hesaplanacak denkleştirme bedelini talep edebilir.

Madde 250
MADDE 251

2. Paylaşmaya aykırı davranışlar

Madde 252