TMK ▸ Madde 257
Madde 256
MADDE 257

1. Genel mal ortaklığı

Madde 258

TMK 257. Madde

(1) Genel mal ortaklığında eşlerin kanun gereğince kişisel mal sayılanlar dışındaki malları ile gelirleri ortaklık mallarını oluşturur.

(2) Eşler, ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahip olurlar.

(3) Hiçbir eş, ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf hakkına sahip değildir.

TMK 257. Madde Gerekçesi

Madde İsviçre Medenî Kanununun 222 nci maddesinden alınmıştır. Maddeye göre genel mal ortaklığında, eşlerin yasadan dolayıkişisel mal sayılanlar dışında kalan malları ile gelirlerinin ortaklık mallarınıoluşturduğu kabul edilmiştir. Burada ortaklığa dahil olduğu kabul edilen gelirler eşlerin ortaklığa dahil mallarının gelirleridir. Maddenin ikinci fıkrası, İsviçre Medenî Kanununun 222 nci maddesinin Almanca metnine uygun olarak kaleme alınmıştır. Burada “genel mal ortaklığının”, bölünmemişbir bütün olarak eşlere ait olduğu ifade edilerek, “elbirliği mülkiyeti” niteliği anlatılmak istenmiştir. Almanca “ungeteil” ifadesinin karşılığı olarak “bölünmemişbir bütün” ifadesi kullanılmıştır. Madde genel mal ortaklığında eşler arasında ortaklık mallarıkonusunda el birliği (iştirak hâ linde) mülkiyetinin doğduğu ve buna ilişkin hükümlerin uygulanacağınıöngörmektedir. Maddenin üçüncüfıkrası ise, hiçbir eşin ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf hakkına sahip olmadığını hükme bağlamaktadır. Burada sözüedilen pay, iştirak hâ linde mülkiyetteki ortaklık payıdır.

Açıklama

TMK Madde 257, mal ortaklığı rejiminin temel türü olan ‘genel mal ortaklığı’nı düzenleyerek, eşlerin kanun gereği kişisel mal sayılanlar dışındaki mallarıyla gelirlerinin ortaklık mallarını oluşturduğunu, eşlerin bu mallara bölünmemiş bir bütün olarak sahip olduğunu ve hiçbir eşin ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf hakkı bulunmadığını öngörür. Hüküm, mal ortaklığının kapsamını belirleyen TMK m.256 ile kişisel malları sayan TMK m.260 arasında köprü kurar; kişisel mallar dışında kalan her değeri ortaklığa dahil eder. Gerekçeye göre madde İsviçre Medenî Kanununun 222. maddesinden alınmış olup, ikinci fıkradaki ‘bölünmemiş bir bütün’ ifadesiyle elbirliği (iştirak hâlinde) mülkiyeti niteliği anlatılmıştır. Böylece ortaklık malları üzerinde TMK m.701 vd.’da düzenlenen elbirliği mülkiyeti hükümleri uygulama alanı bulur.

Uygulama mekanizması bakımından genel mal ortaklığında, eşlerin evlilik öncesi ve sonrası edindikleri tüm mallar ile bu malların gelirleri, kanunen kişisel sayılanlar dışında ortaklığa dahil olur. Eşler bu mallara elbirliği mülkiyeti esasına göre birlikte malik olduklarından, ortaklık üzerindeki haklar bölünmemiş bir bütün hâlinde her iki eşe aittir. Üçüncü fıkra, bu mülkiyet türünün doğal sonucunu hükme bağlar: hiçbir eş, ortaklık payı üzerinde tek başına tasarrufta bulunamaz; yani bir eş kendi ‘payını’ tek başına satamaz, devredemez veya rehnedemez. Buradaki pay, elbirliği mülkiyetindeki soyut ortaklık payıdır ve ancak ortaklığın tasfiyesiyle somutlaşır. Bu yapı, ortaklık malvarlığının bütünlüğünü korur ve eşlerden birinin tek taraflı tasarruflarıyla ortaklığın dağılmasını engeller.

Yaptırım ve sonuçlar yönünden, bir eşin ortaklık payı üzerinde tek başına yaptığı tasarruf işlemi geçersizdir; ortaklık mallarına ilişkin tasarruflar ancak birlikte hareket veya diğer eşin rızasıyla yapılabilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, elbirliği mülkiyetine konu mallarda paydaşlardan birinin tek başına yaptığı tasarrufların diğer ortakların onayı olmadıkça hüküm doğurmayacağını istikrarlı biçimde kabul etmektedir. Somut bir örnek: genel mal ortaklığı rejimindeki eşlerden erkek, ortaklığa ait bir taşınmazdaki ‘kendi payını’ diğer eşin rızası olmadan bir üçüncü kişiye satmaya kalkışırsa, TMK m.257/3 uyarınca elbirliği mülkiyetindeki pay üzerinde tek başına tasarruf mümkün olmadığından bu işlem geçersiz sayılır; taşınmaz ancak iki eşin birlikte hareketiyle devredilebilir.

Madde 256
MADDE 257

1. Genel mal ortaklığı

Madde 258