TMK 262. Madde
(1) Eşler, ortaklık mallarını evlilik birliğinin yararına uygun olarak yönetirler.
(2) Olağan yönetim sınırları içinde her eş, ortaklığı yükümlülük altına sokabilir ve ortak mallarda tasarrufta bulunabilir.
TMK 262. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 227 nci maddesinden aynen alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasına göre eşler ortaklık mallarınıevlilik birliğinin yararına uygun olarak yöneteceklerdir. Eşlerin eşitliği ilkesi, ortaklık mallarının yönetiminde de eşitliği gerektirdiğinden, bu hükümle eşlerin yönetimde aynıhakka sahip olduğu öngörülmüştür. Yönetimde ölçü, “evlilik birliğinin yararı”dır. Maddenin ikinci fıkrasına göre ise, her eşin, olağan işlerde ortaklığıyükümlülük altına sokabileceği ve tasarrufta bulunabileceği öngörülmüştür. Bunun sonucu olarak eşlerden her biri tek başına hareket edebilir ve yaptığıişlemler diğer eş açısından da sonuçdoğurur. Üstlenilen yüküm dolayısıyla ortaklığın sorumlu olacağıtabiî dir.
Açıklama
TMK Madde 262, mal ortaklığı rejiminde olağan yönetimi düzenleyerek, eşlerin ortaklık mallarını evlilik birliğinin yararına uygun olarak yönetmesini ve olağan yönetim sınırları içinde her eşin tek başına ortaklığı yükümlülük altına sokabilmesini ve ortak mallarda tasarrufta bulunabilmesini öngörür. Hüküm, eşlerin eşitliği ilkesinin (TMK m.186) mal yönetimine yansımasıdır ve olağanüstü yönetimi birlikte harekete bağlayan TMK m.263 ile birlikte bir bütün oluşturur. Gerekçede belirtildiği üzere madde İsviçre Medenî Kanununun 227. maddesinden alınmış olup, yönetimde ölçüt ‘evlilik birliğinin yararı’ olarak konulmuştur. Bu ölçüt, eşlerin keyfî değil, ailenin ekonomik menfaatine yönelik bir yönetim yükümlülüğü altında olduklarını gösterir ve her iki eşe yönetimde aynı hakkı tanır.
Uygulama mekanizması bakımından olağan yönetim, ortaklığın günlük ve mutat işlerinin yürütülmesini kapsar: ailenin sürekli ihtiyaçlarının karşılanması, olağan harcamaların yapılması, ortaklık mallarının korunması ve gelir getiren değerlerin işletilmesi gibi. Bu kapsamdaki işlemlerde her eş tek başına hareket edebilir ve yaptığı işlem diğer eş açısından da sonuç doğurur; üstlenilen yükümlülükten ortaklık sorumlu olur. Eşin tek başına hareket yetkisi, işlemin olağan yönetim sınırı içinde kalmasıyla koşulludur; bu sınır aşıldığında TMK m.263 devreye girer ve birlikte hareket veya diğer eşin rızası aranır. Yönetimin ‘evlilik birliğinin yararı’ ölçütüne aykırı kullanılması hâlinde, diğer eş birlikte yaşamaya ara verilmesi veya olağanüstü mal rejimine geçiş gibi koruyucu yollara başvurabilir.
Yaptırım ve sonuçlar yönünden, olağan yönetim kapsamındaki işlemler ortaklığı ve dolayısıyla her iki eşi bağlar; ortaklık, bu işlemlerden doğan borçlardan sorumlu tutulur. Yönetim yetkisinin kötüye kullanılması veya ailenin yararına aykırı işlemler yapılması, diğer eş bakımından korunma talepleri doğurabilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, eşlerin ortaklık mallarına ilişkin işlemlerinde yönetimin amacını, ailenin ekonomik menfaatinin gözetilip gözetilmediği ölçütüyle denetlemektedir. Somut bir örnek: mal ortaklığı rejimindeki eşlerden kadın, ailenin mutat ihtiyaçları için ortaklık mallarından market alışverişi yapar, faturaları öder veya ortaklığa ait gelir getiren bir taşınmazı olağan koşullarla kiraya verirse, bu işlemler olağan yönetim kapsamında geçerlidir ve ortaklığı bağlar; buna karşılık aynı taşınmazı satması gibi olağanüstü bir tasarruf, TMK m.262 sınırını aşacağından TMK m.263 uyarınca diğer eşin rızasına tabidir.
