TMK 273. Madde
(1) Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları, ortaklık mallarından veya ortaklık mallarına ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmiş ise; tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir.
(2) Her borç, ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar. Hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç ortaklık mallarına ilişkin sayılır.
TMK 273. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 238 inci maddesinden aynen alınmıştır. Edinilmişmallara katılma rejimindeki hükme (md.230) paralel olarak sevk edilen bu maddede eşlerin kişisel mallarına ilişkin borçların ortaklık mallarından, ya da ortaklık mallarına ilişkin borçların kişisel mallardan ödenmesi hâ linde tasfiyede denkleştirmeye gidilmesi hükme bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrası, eşlerin borçlarının, hangi mal kesimine ait ise o mal kesimini yükümlülük altına sokması hükme bağlanmıştır. Aynıfıkranın ikinci cümlesiyle de bir karine hükmü getirilmiştir. Buna göre, bir borcun hangi kesime ait olduğunun anlaşılamamasıhâ linde bunun ortaklık mallarına ait olduğu varsayılacaktır.
Açıklama
TMK Madde 273, mal ortaklığı rejiminde kişisel mal ile ortaklık malı arasındaki denkleştirmeyi düzenler. Maddeye göre bir eşin kişisel mallarına ilişkin bir borç ortaklık mallarından ödenmişse ya da ortaklık mallarına ilişkin bir borç kişisel mallardan ödenmişse, tasfiye sırasında bu durumun denkleştirilmesi istenebilir. Hüküm, edinilmiş mallara katılma rejimindeki denkleştirmeyi düzenleyen TMK m.230 ile paralel sevk edilmiştir ve mal kesimleri arasında ödenen borçlar nedeniyle oluşan dengesizliği gidermeyi amaçlar. Gerekçede düzenlemenin İsviçre Medenî Kanunu’nun 238. maddesinden alındığı belirtilir. İkinci fıkra ayrıca her borcun ilişkin olduğu mal kesimini yükümlülük altına soktuğunu, hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borcun ise ortaklık mallarına ilişkin sayılacağını hükme bağlar.
Uygulama mekanizması bakımından her borç, doğduğu veya hizmet ettiği mal kesimine yüklenir. Kişisel bir borç kişisel maldan, ortaklığa ait bir borç ortaklık malından karşılanmalıdır; bu eşleşme bozulduğunda denkleştirme alacağı doğar. Örneğin kişisel borcun ortaklık malıyla ödenmesi hâlinde ortaklık, ilgili eşin kişisel mal kesimine karşı bir denkleştirme alacağına sahip olur; tersi durumda da eşin kişisel mal kesimi ortaklığa karşı alacaklı olur. İkinci fıkranın ikinci cümlesi ispat güçlüğünü gidermek üzere bir karine getirir: bir borcun hangi kesime ait olduğu kanıtlanamıyorsa ortaklık borcu sayılır. Bu karine aksi ispat edilebilir niteliktedir; borcun kişisel olduğunu iddia eden eş bunu ispatla yükümlüdür. Denkleştirme hesabında TMK m.275 uyarınca tasfiye anı esas alınır.
Denkleştirme alacağı tasfiyede bir alacak-borç ilişkisi olarak işlenir ve paylaşmadan önce mahsup edilerek mal kesimleri arasındaki haksız kayma giderilir; böylece bir kesimin diğeri aleyhine fakirleşmesi önlenir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, hangi mal kesiminin hangi borcu ödediğinin banka kayıtları ve belgelerle ortaya konulması, ispatlanamayan borçlarda ise ortaklık borcu karinesinin uygulanması gerektiğini kabul etmektedir. Somut bir örnek: mal ortaklığı rejiminde kocanın bekârken aldığı kişisel kredi borcunun taksitleri, evlilik içinde ortaklık malı olan ortak banka hesabından ödenmişse, tasfiyede ortaklık bu ödenen tutar kadar kocanın kişisel mal kesimine karşı denkleştirme alacaklısı olur ve bu tutar paylaşmada ortaklık lehine eklenir.
