TMK ▸ Madde 275

TMK 275. Madde

(1) Mal rejimi sona erince, mevcut ortaklık mallarının değerlendirilmesinde tasfiye anı esas alınır.

TMK 275. Madde Gerekçesi

Madde İsviçre Medenî Kanununun 240 ıncı maddesinden aynen alınmıştır. Maddede, ortaklık mallarının değerlendirilmesinin, tasfiye anındaki değerlerin esas alınmasıöngörülmüştür. Değerlendirme sonucu orta ya çıkan aktiften, henüz ödenmeyen borçlarla bir önceki maddeye göre katkıdan doğan borçların düşüleceği tabiî dir.

Açıklama

TMK Madde 275, mal ortaklığı rejimi sona erdiğinde mevcut ortaklık mallarının parasal değerinin hangi ana göre belirleneceğini düzenleyen kısa fakat tasfiyenin merkezinde duran bir hükümdür. Maddeye göre değerlendirmede tasfiye anı esas alınır. Bu kural, paylaşmaya konu malların değerinin malın edinildiği veya rejimin başladığı tarihteki değerine göre değil, fiilen bölüşmenin yapıldığı güncel değere göre saptanmasını sağlar. Gerekçede düzenlemenin İsviçre Medenî Kanunu’nun 240. maddesinden alındığı ve değerlendirme sonucu ortaya çıkan aktiften henüz ödenmemiş borçlar ile bir önceki maddeye, yani TMK m.274’e göre katkıdan doğan borçların düşüleceği belirtilmiştir. Hüküm, sona erme anını belirleyen TMK m.271 ile birlikte okunduğunda tasfiyenin zamansal çerçevesini tamamlar.

Uygulama mekanizması bakımından sona erme anı ile tasfiye anı arasındaki ayrım kritik önem taşır. TMK m.271 uyarınca mal rejimi, boşanma ve iptal davalarında dava tarihinde sona erer; ancak malların değeri o tarihe değil, mahkemenin paylaşmaya hükmettiği tasfiye anına göre hesaplanır. Bu nedenle dava ile karar arasında geçen sürede taşınmazların değer kazanması veya kaybetmesi doğrudan paylaşma sonucunu etkiler; değer artışı veya azalışı eşler arasında güncel değer üzerinden bölüşülür. Tasfiye sırasında önce ortaklık mallarının güncel toplam değeri belirlenir, bundan ödenmemiş ortaklık borçları ile m.273 ve m.274 kapsamındaki denkleştirme ve katkı borçları indirilir; kalan net değer m.276 ve m.277’ye göre paylaştırılır.

Değerlendirmenin tasfiye anına bağlanması, eşlerden birinin değer artışından haksız biçimde mahrum kalmasını veya değer kaybının haksız şekilde yalnız bir eşe yüklenmesini önler. Yargıtay’ın mal rejimi tasfiyesine bakan ilgili Hukuk Dairesi, taşınmazların değerinin karar tarihine en yakın tasfiye anındaki sürüm değerine göre bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini istikrarla kabul etmektedir. Somut bir örnek: mal ortaklığı rejimini benimsemiş eşler 2020’de boşanma davası açtığında ortaklığa ait dairenin değeri 1 milyon lira iken, tasfiyenin gerçekleştiği 2024’te aynı daire 4 milyon lira değer kazanmışsa, paylaşmada 4 milyon lira esas alınır ve her eş bu güncel değerin yarısı üzerinden hak sahibi olur; dava tarihindeki düşük değer dikkate alınmaz.