TMK 276. Madde
(1) Eşlerden birinin ölümü veya diğer bir mal rejiminin kabulü sebebiyle mal ortaklığının sona ermesi hâlinde, her eşe veya mirasçılarına ortaklık mallarının yarısı verilir.
(2) Mal rejimi sözleşmesiyle başka bir paylaşma oranı kararlaştırılabilir.
(3) Bu tür anlaşmalar altsoyun saklı paylarını zedeleyemez.
TMK 276. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 241 inci maddesinden aynen alınmıştır. Maddede ölüm ve ya diğer bir mal rejiminin kabulüne dayanan son bulma hâ linde, ortaklık mallarının yarıyarı ya paylaşılmasıilkesi kabul edilmiştir. Bu payıisteme hakkısağ ise eşin kendisine, ölmüşse mirasçılarına tanınmıştır. Maddenin ikinci fıkrasıyarıyarı ya paylaşma esası yerine eşlerin mal rejimi sözleşmesinde başka bir oranıkabul edebileceklerini hükme bağlamıştır. Maddenin son fıkrasıeşler arasında paylaşma oranıyla ilgili anlaşmaların eşlerin altsoylarının saklıpaylarınıihlâ l edemeyeceğini öngörmüştür.
Açıklama
TMK Madde 276, mal ortaklığı rejiminin eşlerden birinin ölümü veya eşlerin başka bir mal rejimini kabul etmesi nedeniyle sona ermesi hâlinde tasfiyenin nasıl yapılacağını düzenler. Hüküm, ortaklık mallarının yarısının her eşe ya da ölen eşin yerine mirasçılarına verilmesi ilkesini benimser. Düzenleme, mal ortaklığını boşanma, iptal ya da mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçiş gibi diğer sebeplerle sona erdiren TMK m.277’den ayrılır; bu maddede sona erme barışçıl ve kişisel mal ayıklaması içermeyen bir yapıdadır. Gerekçede düzenlemenin İsviçre Medenî Kanunu’nun 241. maddesinden alındığı belirtilir. Mal ortaklığının kurulması TMK m.205 ve m.257 uyarınca mal rejimi sözleşmesiyle mümkün olduğundan, bu rejimi seçen eşler tasfiyede de sözleşme serbestisinden yararlanır.
Uygulama mekanizması bakımından kural, ortaklık mallarının yarı yarıya bölünmesidir. Sağ kalan eş kendi yarısını bizzat ister; ölen eş yönünden ise bu pay terekeye dahil olmaz, doğrudan mirasçılarına geçer ve mirasçılar bu yarı payı talep eder. İkinci fıkra eşlere esneklik tanıyarak, mal rejimi sözleşmesiyle yarı yarıya esasından farklı bir paylaşma oranının kararlaştırılabilmesine imkân verir; örneğin sözleşmeyle ortaklık mallarının dörtte üçünün sağ kalan eşe bırakılması öngörülebilir. Ancak üçüncü fıkra bu sözleşme serbestisine kesin bir sınır çizer: paylaşma oranını değiştiren anlaşmalar, eşlerin altsoyunun TMK m.506’da güvence altına alınan saklı paylarını zedeleyemez. Bu sınır, mal rejimi sözleşmesinin bir miras sözleşmesine dönüşerek saklı paylı mirasçıları dolanmasını önler.
Saklı payı ihlal eden paylaşma anlaşması, ihlal edilen kısım yönünden altsoy lehine tenkise tabi tutulur; altsoy TMK m.560 vd. uyarınca tenkis davasıyla saklı payına kavuşur. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, mal rejimi sözleşmesiyle sağ kalan eşe tanınan artırılmış payların saklı pay sınırını aşamayacağını, aşan kısmın indirileceğini benimsemektedir. Somut bir örnek: mal ortaklığı rejimini seçmiş ve önceki evliliğinden iki çocuğu bulunan koca ölürse, kural olarak ortaklık mallarının yarısı sağ kalan eşe, yarısı kocanın mirasçılarına gider. Eşler sözleşmeyle ortaklık mallarının tamamının sağ kalan eşe kalacağını kararlaştırmışsa, bu çocuklar saklı paylarının ihlal edildiği oranda tenkis isteyebilir ve mahkeme anlaşmayı saklı payı koruyacak şekilde indirir.
