TMK ▸ Madde 277

TMK 277. Madde

(1) Boşanma veya evliliğin iptali sebebiyle ya da kanun veya mahkeme kararı gereğince mal ayrılığına geçiş hâllerinde, her eş edinilmiş mallara katılma rejiminde kendi kişisel malı sayılacak olanları ortaklık mallarından geri alır.

(2) Geri kalan ortaklık malları eşler arasında yarı yarıya paylaşılır.

(3) Yasal paylaşmanın değiştirilmesine ilişkin anlaşmalar, ancak mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması hâlinde geçerlidir.

TMK 277. Madde Gerekçesi

Madde İsviçre Medenî Kanununun 242 nci maddesinden aynen alınmıştır. Bir önceki hükümden farklı olarak, bu hükümle mal ortaklığırejiminin boşanma ve ya evliliğin iptali sebeplerinden biriyle ya da kanun ve ya mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçiş sebebiyle sona ermesi hâ llerinde paylaşmanın nasıl yapılacağıdüzenlenmiştir. Madde, mal ortaklığınısona erdiren diğer hâ llerde, edinilmişmallara katılma rejiminde olduğu gibi, eşin kendi kişisel malısayılan mallarınıortaklık mallarından ayırdedip alma hakkına yer vermiştir. Eşlerin edinilmişmallara katılma rejiminde kişisel mal sayılan mallarınıayırdedip almasından sonra geri kalan ortaklık mallarının eşler arasında yarıyarı ya paylaşılmasıesasıkabul edilmiştir. Maddenin üçüncüfıkrasında, bu paylaşma oranlarının değiştirilmesine ilişkin anlaşmaların, ancak mal rejimi sözleşmesiyle ve bu sözleşmede bunun açıkça öngörülmesiyle mümkün olduğu hükme bağlanmıştır.

Açıklama

TMK Madde 277, mal ortaklığı rejiminin boşanma veya evliliğin iptali nedeniyle ya da kanun veya mahkeme kararı gereğince mal ayrılığına geçilmesi hâllerinde tasfiyenin nasıl yürütüleceğini düzenler. Hüküm, mal ortaklığını ölüm dışındaki sebeplerle sona erdiren durumları kapsar ve bu yönüyle ölüm ile diğer mal rejimine geçişi düzenleyen 276. maddeden ayrılır. Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere düzenleme İsviçre Medenî Kanunu’nun 242. maddesinden alınmıştır ve edinilmiş mallara katılma rejimini düzenleyen TMK m.218 ila m.241 hükümleriyle sistematik bir bağ kurar. Mal ortaklığı sözleşmesinin kurulması ise TMK m.205 ve devamı uyarınca noterde düzenlenmiş veya onaylanmış mal rejimi sözleşmesiyle mümkündür; bu sözleşmenin yokluğunda eşler arasında zaten edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olur.

Tasfiye mekanizması iki aşamalıdır. Önce her eş, edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel mal sayılacak değerleri (TMK m.220’deki kişisel mal kategorileri ölçü alınarak: salt kişisel kullanıma yarayan eşya, manevi tazminat alacakları, kişisel malların yerine geçen değerler) ortaklık mallarından ayırıp geri alır. Bu ayıklama tamamlandıktan sonra geriye kalan ortaklık malları eşler arasında yarı yarıya paylaştırılır. Üçüncü fıkra ise bu yasal yarı yarıya paylaşma oranının yalnızca mal rejimi sözleşmesinde açıkça öngörülmesi koşuluyla değiştirilebileceğini hükme bağlar; sözlü anlaşma, örtülü kabul veya sonradan yapılan adi yazılı belge bu sonucu doğurmaz. Değer belirlemesinde TMK Madde 275 uyarınca tasfiye anı esas alınır ve denkleştirme talepleri m.273 çerçevesinde dikkate alınır.

Yasal paylaşmadan sapma getiren anlaşmanın geçersizliği, ortaklık mallarının kanunun öngördüğü yarı yarıya esasına göre bölüşülmesi sonucunu doğurur; sözleşmesel sapma şekil koşulunu taşımadığı için hükümsüz kabul edilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, mal rejimi tasfiyesine ilişkin kararlarında paylaşma oranını değiştiren anlaşmaların ancak usulüne uygun mal rejimi sözleşmesinde yer alması hâlinde geçerli olacağını istikrarla vurgulamaktadır. Somut bir örnekle: mal ortaklığı rejimini benimsemiş eşler boşandığında, kadının evlenmeden önce sahip olduğu ve sözleşmeyle ortaklığa katmadığı ziynet eşyası ile kocanın trafik kazası sonucu aldığı manevi tazminat önce kişisel mal olarak geri alınır; geriye kalan, evlilik içinde edinilmiş ev ve banka mevduatı gibi ortaklık malları ise yarı yarıya bölüşülür. Eşler sözleşmesiz olarak “kadına üçte iki verilsin” diye anlaşmışlarsa bu anlaşma dikkate alınmaz.