TMK ▸ Madde 284

TMK 284. Madde

(1) Soybağına ilişkin davalarda, aşağıdaki kurallar saklı kalmak kaydıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulanır:

1. Hâkim maddî olguları re’sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder.

2. Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdürler. Davalı, hâkimin öngördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermezse, hâkim, durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucu, onun aleyhine doğmuş sayabilir.

TMK 284. Madde Gerekçesi

Bu hüküm de, kamu düzeni ile yakından ilgili olan soybağıdavalarının yargıl ama usulükonusunda özel hükümler koymak ihtiyacınıhisseden İsviçre Medenî Kanununun 1976 tarihli değişikliğinden (m.254) esinlenilerek kaleme alınmıştır. Maddede, soybağıdavalarındaki yargıl ama usulünün prensip olarak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbi kılınması, ancak bu davaların özelliği gereği, iki hususun özel olarak düzenlenmesi uygun görülmüştür. Böylece, hâkimin, soybağıdavalarında, maddîolgularıre’sen araştıracağı ve kanıtlarıserbestçe değerlendireceği (takdir edeceği) ve taraflar ile üçüncükişilerin, soybağının belirlenmesi için zorunlu olan ve sağlıklarıyönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere katılmakla zorunlu olduklarıhususu, bir kanun hükmü olarak kurallaştırılmak istenmiştir. Ayrıca maddede, davalının, hâkimin öngördüğüaraştırma ve incelemeye rıza göstermediği durumlarda, hâkimin durum ve koşullara göre beklenen sonucun, davalıaleyhine doğmuşsayabileceği öngörülmüştür. İKİNCİAYIRIM KOCANIN BABALIĞI 57 İkinci Ayırımın başlığı, çocuk ile soybağıilişkisi kurulan kişinin, çocuğu doğuran kadınla evli olan kişi olmasıhâline işaret etmek üzere “Kocanın Babalığı” olarak belirlenmiştir. Bu Ayırımda, çocuğu doğuran kadınla evli olan ya da evliliği sona ermişbulunan kişinin çocuk ile olan soybağı düzenlenmektedir. Bu Ayırıma isabet eden bazıhükümler taşıyan yürürlükteki Kanunun Birinci Faslının başlığı “Nesebin Sıhhati”dir. Getirilen düzenlemede ise, soybağıhukuken kurulmuş ve tespit edilmişolan çocuğun “nesebi”nin “sıhhatli olmaması” yani “gayrisahih olması” ihtimali mevcut değildir. Söz konusu başlığı, bu açıdan da, getirilmek istenen yeni düzenlemeye uygundur.

Açıklama

TMK Madde 284, soybağına ilişkin davalarda uygulanacak yargılama usulüne özgü kuralları belirleyerek bu davaları genel hukuk yargılamasından ayıran istisnaî bir düzenleme getirir. Madde, kamu düzeniyle yakından ilgili soybağı uyuşmazlıklarına özel usul hükümleri koyma ihtiyacından doğmuş ve kaynak İsviçre Medenî Kanunu’nun 1976 tarihli değişikliğinden (m.254) esinlenerek kaleme alınmıştır. Hükme göre soybağı davalarında kural olarak genel yargılama kanunu uygulanır; ancak maddede sayılan iki husus saklı tutulmuştur. Metinde anılan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, bugün yürürlükten kalkmış olup yerini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu almıştır; dolayısıyla atıf bu Kanuna yapılmış sayılır. Birinci kuralda hâkimin maddî olguları re’sen araştıracağı ve kanıtları serbestçe takdir edeceği, ikinci kuralda ise tarafların ve üçüncü kişilerin zorunlu incelemelere katılma yükümlülüğü düzenlenmiştir.

Maddenin işleyişinde re’sen araştırma ilkesi, hâkimi tarafların ileri sürdüğü delillerle bağlı olmaktan çıkarır; hâkim soybağının gerçeğe uygun biçimde belirlenmesi için gerekli her türlü araştırmayı kendiliğinden yapabilir ve özellikle DNA incelemesi gibi kesin sonuç veren tıbbî tahlillere başvurabilir. İkinci kural uyarınca taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, kişinin vücut bütünlüğüne yönelik olmakla birlikte sağlığa zarar vermeyen kan veya doku örneği alınması gibi işlemleri kapsar. Davalının hâkimin öngördüğü incelemeye rıza göstermemesi hâlinde hâkim, durum ve koşullara göre bu incelemeden beklenen sonucu onun aleyhine doğmuş sayabilir. Bu kural, ispat yükünü dolaylı biçimde yer değiştiren güçlü bir usul aracıdır ve TMK Madde 286 ile 289 kapsamındaki tüm soybağı davalarında uygulanır.

Bu usul kurallarının sonucu olarak soybağı davalarında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması ön plana geçer ve tarafların delil sunmaması ya da incelemeden kaçınması, davayı kendiliğinden sonuçsuz bırakmaz. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında, DNA incelemesinden kaçınan davalı yönünden bu kaçınmanın aleyhe delil olarak değerlendirilebileceği, hatta zorla örnek alınmasına karar verilebileceği istikrarlı biçimde benimsenmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse, babalık davasında DNA testine girmeyi sürekli erteleyen davalı erkek hakkında hâkim, TMK Madde 284 uyarınca testten beklenen sonucu onun aleyhine doğmuş sayabilir ve babalığa hükmedebilir; benzer şekilde soybağının reddi davasında inceleme için kan örneği vermekten kaçınan ana yönünden de aynı sonuç doğar. Böylece kişilerin pasif kalarak gerçeğin saptanmasını engellemesinin önüne geçilmiş olur.