TMK 343. Madde
I. Velâyet altındaki çocuğun fiil ehliyeti, vesayet altındaki kişinin ehliyeti gibidir.
II. Çocuk, borçlarından ana ve babanın çocuk malları üzerindeki haklarına bakılmaksızın kendi malvarlığı ile sorumludur.
TMK 343. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 269 uncu maddesini kısmen karşılamaktadır. Madde, İsviçre Medenî Kanununun 305 inci maddesini örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 260 ıncı maddesinin aynıdır. Yürürlükteki metne göre hüküm değişikliği yoktur. Yalnız yürürlükteki metnin birinci fıkrasının ikinci cümlesi Tasarının bir önceki maddesine alınmıştır.
Açıklama
TMK Madde 343, velâyet altındaki çocuğun fiil ehliyetinin kapsamını belirleyerek, bu ehliyeti vesayet altındaki kişinin ehliyetiyle aynı esaslara bağlar. Böylece velâyet altındaki ayırt etme gücüne sahip küçük, sınırlı ehliyetsiz statüsünde değerlendirilir ve kural olarak kendi işlemleriyle borç altına giremez. Madde, sınırlı ehliyetsizlerin hukuki durumunu düzenleyen TMK m.16 hükmüne ve vesayet altındaki kişinin ehliyetini düzenleyen TMK m.449 vd. hükümlerine açık bir atıf niteliğindedir; çocuğun temsiline ilişkin TMK m.342 ile de doğrudan bağlantılıdır. Gerekçesinde 743 sayılı eski Kanun’un 269. maddesini kısmen karşıladığı, İsviçre Medenî Kanunu’nun 305. maddesinin örnek alındığı ve hüküm değişikliği bulunmadığı belirtilmiştir. İkinci fıkra ise çocuğun sorumluluk rejimini ayrıca düzenleyerek malvarlığının korunmasına hizmet eder.
Maddenin uygulanma mekanizması, çocuğun ehliyetini vesayet sistemine bağlamak suretiyle işler. Velâyet altındaki çocuk, ayırt etme gücüne sahipse karşılıksız kazanmayı sağlayan işlemleri ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları tek başına yapabilir; ancak kendisini borç altına sokan işlemler için kural olarak yasal temsilcisinin rızası gerekir. İkinci fıkra ise çocuğun sorumluluğunu netleştirir: çocuk, borçlarından dolayı ana ve babanın çocuk malları üzerindeki yararlanma ve yönetim haklarına bakılmaksızın kendi malvarlığıyla sorumlu olur. Bu hüküm, çocuğun borçları ile ebeveynin çocuk malları üzerindeki haklarını birbirinden ayırarak, çocuğun mali sorumluluğunun bağımsız bir kapsamda değerlendirilmesini sağlar. Böylece çocuk lehine ve aleyhine doğan hukuki sonuçlar açıkça belirlenmiş olur.
Maddenin sonucu, çocuğun ehliyetsizlikten kaynaklanan korumadan yararlanması, ancak kendi malvarlığıyla borçlarından sorumlu tutulmasıdır. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, velâyet altındaki küçüğün sınırlı ehliyetsiz sayıldığını, onu borç altına sokan işlemlerin yasal temsilci rızası olmadan geçerli sayılamayacağını kabul etmektedir. Somut bir örnek: kendisine miras yoluyla taşınmaz kalan ve ayırt etme gücüne sahip bir çocuğun, bu mala ilişkin bir kira sözleşmesinden doğan borçtan dolayı sorumluluğu, ana ve babanın çocuğun malları üzerindeki yararlanma hakkından bağımsız olarak TMK Madde 343 uyarınca yine çocuğun kendi malvarlığına yönelir; ebeveynin bu mallardan elde ettiği gelir, çocuğun kişisel borcunun teminatı haline gelmez.
