TMK ▸ Madde 362

TMK 362. Madde

Ana ve baba, velâyetleri veya yönetim hakları sona erince, çocuğun mallarını, hesabıyla birlikte ergin çocuğa, vasisine veya kayyıma devrederler.

TMK 362. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 287 nci maddesini karşılamaktadır. Madde, İsviçre Medenî Kanununun 326 ncı maddesinden aynen alınmıştır. Yürürlükteki metne göre tek içerik farkı, devrin (gerektiğinde) kayyıma yapılmasıdır. 1984 tarihli Öntasarının 277 nci maddesi de kaynak maddeyi izlemiştir.

Açıklama

TMK Madde 362, velâyetin ya da yönetim hakkının sona ermesi üzerine ana ve babanın çocuğa ait malları kime ve ne biçimde devredeceğini düzenler. Hüküm, ana ve babanın yönetim yetkisinin süreklilik arz etmediğini; çocuğun ergin olması, velâyetin kaldırılması veya yönetimin kayyıma bırakılması gibi sebeplerle bu yetkinin sona ereceğini öngörür. Devir yükümlülüğü çocuk mallarının yönetimini düzenleyen TMK m.352 ile devamı hükümlerin doğal sonucudur; çünkü yönetim hakkı bir mülkiyet hakkı değil, çocuğun menfaatine bağlı bir görevdir. Madde gerekçesinde belirtildiği üzere düzenleme İsviçre Medenî Kanunu m.326’dan aynen alınmış olup önceki metne kıyasla tek farkı, devrin gerektiğinde kayyıma da yapılabilmesidir. Bu yönüyle hüküm vesayete ilişkin TMK m.396 vd. kayyımlık kurallarıyla da bağlantılıdır.

Hükmün uygulama mekanizması, yönetim yetkisinin sona erdiği anda harekete geçen somut bir teslim yükümlülüğü üzerine kuruludur. Velâyet ya da yönetim hakkı son bulduğunda ana ve baba, yönetimleri altındaki taşınır ve taşınmaz malları, bunlara ilişkin belgeleri ve gelir-gider hesabını eksiksiz biçimde devretmek zorundadır. Devrin muhatabı, çocuğun durumuna göre değişir: çocuk ergin olmuşsa bizzat kendisine, vesayet altına alınmışsa vasisine, yalnızca malların yönetimi için kayyım atanmışsa kayyıma teslim yapılır. Teslimle birlikte verilecek hesap, yönetilen malvarlığının başlangıçtaki ve son durumundaki değerini, elde edilen gelirleri ve yapılan harcamaları kapsamalıdır. Böylece devralan kişi, yönetimin hukuka uygun yürütülüp yürütülmediğini denetleyebilecek konuma gelir.

Devir yükümlülüğüne aykırılık, ana ve babanın çocuğa karşı sorumluluğunu doğurur; eksik veya özensiz yönetimden kaynaklanan zararlar tazmin ettirilebilir ve gerektiğinde TMK m.352/II uyarınca hâkim müdahalesi gündeme gelir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, velâyetin kalkmasından sonra çocuk malvarlığını teslim etmeyen ana babanın, malların değer kaybından ve gelir eksikliğinden sorumlu tutulacağını kabul etmektedir. Somut bir örnekle açıklamak gerekirse: anne ve babası boşanmış, velâyet annede iken ergin olan bir çocuğa adına açılmış bankadaki tasarruf hesabı, faiz getiren yatırım fonları ve adına kayıtlı taşınmazın tapu ve gelir belgeleri, hesap dökümüyle birlikte devredilmelidir. Anne bu malları teslimden kaçınırsa, çocuk açacağı dava ile hem malvarlığının iadesini hem de yönetim döneminde uğradığı zararın tazminini talep edebilir.