TMK ▸ Madde 39

TMK 39. Madde

(1) Mahkeme kararı olmadıkça, kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz.

TMK 39. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 38 inci maddesini karşılamaktadır. Madde sadeleştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 39, kişisel durum sicilinin güvenilirliğini koruyan temel bir güvence hükmüdür ve mahkeme kararı olmadıkça kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamayacağını öngörür. Bu kural, nüfus kütüğünün resmî sicil olarak taşıdığı ispat gücünü ve aleniyetini korumaya yöneliktir; zira sicile kaydedilen doğum, ölüm, evlenme, boşanma ve soybağı gibi olaylar kişilerin medenî hâlini belirler. Hüküm, sicilde zorunlu değişikliklerin yapılma usulünü düzenleyen TMK Madde 46 ile tamamlanır ve resmî sicillerin ispat gücüne ilişkin TMK Madde 7 ile sistematik bütünlük içindedir. Böylece nüfus memurunun veya idarenin tek taraflı iradesiyle kayıtların değiştirilmesi engellenerek hukukî güvenlik sağlanır.

Uygulamada bu hüküm, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davaların temelini oluşturur. Ad, soyad, doğum tarihi, soybağı veya cinsiyet gibi kayıtlarda hata bulunması hâlinde ilgili kişi veya Cumhuriyet savcısı, asliye hukuk mahkemesinde düzeltme davası açar; mahkeme delilleri değerlendirerek kaydın gerçeğe uygun hâle getirilmesine karar verir. İstisnaen, maddî hataların düzeltilmesi gibi sınırlı hâllerde Nüfus Hizmetleri Kanunu idarî yolu mümkün kılsa da, kişinin medenî hâlini etkileyen esaslı değişiklikler kural olarak yargı kararını gerektirir. Bu davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden, taraf teşkilinde Cumhuriyet savcısı ve nüfus müdürlüğü yer alır ve kesin hüküm engeli bazı hâllerde gevşetilerek gerçeğin ortaya çıkması önceliklenir.

Mahkeme kararı olmaksızın yapılan kayıt değişiklikleri geçersiz olup, sicilin ispat gücünü zedeleyeceğinden hükümsüzdür. Yargıtay içtihadı, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davalarında her türlü delilin değerlendirilebileceğini, ancak değişikliğin mutlaka mahkeme kararına dayanması gerektiğini istikrarla benimser. Somut bir örnekte, doğum tarihi nüfusa hatalı geçirilmiş bir kişi, kemik yaşı raporu ve tanık beyanlarıyla açtığı düzeltme davasında mahkemeden gerçek yaşının tescilini sağlar; bu karar olmadan idare resen düzeltme yapamaz. Pratikte, ad-soyad değişikliği, yaş düzeltme veya soybağına ilişkin düzeltmeler bu madde gereği yalnızca kesinleşmiş mahkeme kararıyla kütüğe işlenir; aksi hâlde işlem hukuken sonuç doğurmaz.