II. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü
TMK 406. Madde
(1) Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.
TMK 406. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 356 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde savurganlık, alkol ve ya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötüyaş ama tarzıve ya malvarlığınıkötüyönetme sebebiyle ergin bir kişinin kısıtlanması için bu kişinin bu yüzden kendisini ve ya ailesini darlık ve ya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açmasıve ya bu yüzden devamlıkorunma ya ve bakıma muhtaçolması ya da başkasının güvenliğini tehdit etmesi gerektiği açıklığa kavuşturulacak şekilde düzenlenmiştir. Bir hüküm değişikliği yoktur.
İlgili Yazılar
Açıklama
TMK Madde 406, savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetme sebebiyle kısıtlamayı düzenler. Hükme göre bu davranışları yüzünden kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu nedenle devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır. Bu sebep, akıl hastalığına dayanan TMK m.405’ten farklı olarak kişinin iradi davranışlarına dayanır ancak yine de koruma amacı taşır. Maddenin gerekçesi, kısıtlama için yalnızca bu davranışların varlığının yeterli olmadığını, ayrıca darlık tehlikesi, bakıma muhtaçlık veya başkalarının güvenliğine yönelik tehdit unsurlarından birinin gerçekleşmiş olması gerektiğini açıklığa kavuşturur.
Uygulama mekanizması bakımından hâkim, sadece kişinin savurgan ya da bağımlı olduğunu değil, bu durumun somut sonuçlar doğurduğunu da araştırmak zorundadır. Yani kişinin alkol bağımlısı olması tek başına yetmez; bu bağımlılığın ailesini yoksulluğa sürükleme tehlikesi yaratması veya kişiyi bakıma muhtaç kılması ya da çevresi için tehlike oluşturması gerekir. TMK m.409 gereği bu sebeple kısıtlamada kişinin mutlaka dinlenmesi zorunludur. Kısıtlama kararı verildiğinde kişiye TMK m.403 uyarınca vasi atanır ve fiil ehliyeti sınırlanır. Örneğin kumar ve savurganlık nedeniyle ailesinin geçim kaynaklarını tükete tükete iflasa sürükleyen bir kişi, bu davranışı ailesini yoksulluğa düşürme tehlikesi yarattığı için kısıtlanabilir; böylece malvarlığı vasi denetimine geçer.
Hükmün sonucu, kişinin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlanması ve hem kendisinin hem ailesinin ekonomik güvenliğinin korunmasıdır. Sebebin somut olarak ispatlanmaması hâlinde verilen kısıtlama kararı bozulur. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, savurganlık veya bağımlılık sebebiyle kısıtlamada salt iddia veya tanık beyanının yeterli olmadığını, kişinin kendisini ya da ailesini yoksulluğa düşürme tehlikesinin somut delillerle ortaya konması gerektiğini kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle düzenli gelirini ve ev eşyalarını dahi satarak ailesini aç bırakan bir ergin hakkında, sosyal inceleme raporu ve sağlık belgeleriyle bu tehlike ispatlanırsa TMK Madde 406 uyarınca kısıtlanır. Buna karşılık, geliri yerinde olan ve ailesini darlığa düşürmeyen bir kişi yalnızca müsrif olduğu gerekçesiyle kısıtlanamaz; çünkü kanun davranışı değil, davranışın yarattığı somut tehlikeyi esas alır.
