TMK ▸ Madde 408

TMK 408. Madde

(1) Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir.

TMK 408. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 358 inci maddesini karşılamaktadır. Ancak yeni düzenlemede isteğe dayanan kısıtlılık hâ line yeni sebepler eklenmiştir. Yaşlılık, sakatlık ve tecrübesizlik sebeplerine ilâ ve olarak ağır hastalık sebebi de eklenmiştir.

Açıklama

TMK Madde 408, kişinin kendi istemiyle kısıtlanmasını düzenleyen istisnai bir vesayet sebebidir. Hükme göre yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin, kendi kısıtlanmasını isteyebilir. Bu düzenleme, diğer kısıtlama sebeplerinin (TMK m.405, m.406, m.407) aksine, kişinin iradesine dayanan ve onu koruma amacı güden bir mekanizmadır. Maddenin gerekçesi, yürürlükten kalkan 743 sayılı Kanunun 358. maddesine kıyasla isteğe bağlı kısıtlılık sebeplerine ağır hastalık hâlinin de eklendiğini belirtir. Böylece sağlığı ya da deneyim eksikliği yüzünden mali işlerini yürütemeyen kişiye, kendi malvarlığını koruma altına alma imkânı tanınmıştır.

Uygulama mekanizmasında belirleyici unsur, başvuran kişinin işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat yüküdür. Burada kısıtlama dış bir zorlamayla değil, kişinin talebiyle başlar; ancak vesayet makamı (TMK m.397’ye göre sulh hukuk mahkemesi) sadece talebe değil, ileri sürülen sebebin gerçekliğine de bakar. Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık hâllerinden en az birinin varlığı ve bunun işleri yönetememe sonucunu doğurması gerekir. Örneğin ağır bir kanser tedavisi nedeniyle uzun süre işlerini takip edemeyecek olan bir kişi, kendisine vasi atanmasını isteyerek malvarlığının üçüncü kişilerce zarara uğratılmasını önleyebilir. Mahkeme talebi yerinde görürse kişiye TMK m.403 uyarınca vasi atar ve kısıtlının fiil ehliyeti TMK m.16 çerçevesinde sınırlanır.

Bu kısıtlamanın sonucu, kişinin kendi rızasıyla fiil ehliyetinde sınırlamaya gitmesi ve vasinin temsil yetkisiyle korunmasıdır. Kısıtlama kararı kesinleşince TMK m.410 uyarınca ilân edilir ve üçüncü kişilere karşı hüküm doğurur. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, istek üzerine kısıtlamada da mahkemenin sebebi somut delillerle araştırması gerektiğini, salt talebin tek başına yeterli olmadığını kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: ileri yaşı ve görme engeli nedeniyle banka işlemlerini ve kira tahsilatlarını yapamayan yalnız yaşayan bir ergin, TMK Madde 408’e dayanarak kısıtlanmasını isteyebilir; mahkeme yaşlılık ve engellilik hâlini sağlık raporu ve sosyal inceleme ile doğrularsa kişiye yakın bir hısımını vasi atar. Böylece korunmaya muhtaç kişi, hem mali güvenliğini hem de onurunu zedelemeyen, iradesine dayalı bir koruma elde etmiş olur.