TMK 42. Madde
(1) Kişisel durumdaki değişiklikler, özellikle evlilik dışı bir çocuğun tanınması veya hâkimin babalığa karar vermesi, soybağının düzeltilmesi, evlât edinme ya da bulunmuş bir çocuğun soybağının belli olması, ilgili kanun hükümlerine göre kütüğe işlenir.
(2) 2 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Dışişleri Bakanlığının önerisi, İçişleri Bakanlığının katılması ve Başbakanlığın” ibaresi “Cumhurbaşkanlığının” şeklinde değiştirilmiştir. 3 20/3/2018 tarihli ve 30366 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 29/11/2017 tarihli ve E.: 2017/130, K.: 2017/165 sayılı Kararı ile, bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “…ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu…” ibaresi iptal edilmiştir.
TMK 42. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 40 ıncı maddesini karşılamaktadır. Doğum kütüğünde değişiklik konusu 1587 sayılı Nüfus Kanununda ayrıca düzenlenmişbulunduğu için, maddede diğer ilgili kanunlara yoll ama yapılmaktadır.
Açıklama
Türk Medeni Kanunu’nun 42. maddesi, kişisel durumda meydana gelen değişikliklerin — özellikle evlilik dışı bir çocuğun tanınması, hâkim kararıyla babalığın tespiti, soybağının düzeltilmesi, evlat edinme veya bulunmuş çocuğun soybağının belli olması hallerinin — doğum kütüğüne işlenmesini düzenleyen yollama hükmüdür. Madde, somut usul kurallarını “ilgili kanun hükümleri”ne bırakmakta, fakat hangi olayların kütüğe işleneceğini kapsayıcı biçimde sıralamaktadır.
Kişisel durumdaki değişikliklerden ilki “evlilik dışı bir çocuğun tanınması”dır. Tanıma, TMK 295-297’de düzenlenen, babanın evlilik dışı doğan çocuğuyla soybağını tek taraflı beyanla kurduğu hukuki işlemdir. Tanıma nüfus memuruna, mahkemeye veya noterde düzenlenen senede yapılabilir; beyan geri alınamaz. Tanıma ile çocuğun babayla soybağı kurulur, çocuk babanın soyadını alma hakkına sahip olur (TMK 321/f.3), miras hakkı doğar (TMK 498), nafaka ve velayet konuları yeniden düzenlenir.
İkinci hal “hâkimin babalığa karar vermesi”dir. Babalık davası TMK 301-304’te düzenlenmiş olup; çocuk, anne veya vasisi tarafından baba aleyhine açılabilir. Hâkim, baba ile çocuk arasında soybağını kuran hükmüyle birlikte kütükte değişiklik yapılmasına karar verir. Modern DNA testi babalık davalarında kesin ispat vasıtası olarak kullanılmakta; Yargıtay içtihatları DNA uyumluluğunu esaslı delil olarak değerlendirmektedir.
Üçüncü hal “soybağının düzeltilmesi”dir. Bu kapsamda soybağının reddi davası (TMK 286-289), tanımanın iptali davası (TMK 297-298), babalık tesbiti sonrası kütük düzeltimi yer alır. Soybağının reddi, kocanın veya çocuğun, kocanın baba olmadığını ispatlayarak karineyi çürütmesiyle sonuçlanır; hak düşürücü süreler sıkı biçimde uygulanır (TMK 289). Anayasa Mahkemesi’nin 22/3/2023 tarihli E.2022/105, K.2023/54 sayılı kararıyla TMK 289’un bazı hükümleri iptal edilmiş ve 23/3/2024’te yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle süreler yeniden şekillenmiştir.
Dördüncü hal “evlat edinme”dir. Evlat edinme TMK 305-320’de düzenlenir; mahkeme kararıyla kurulur ve kütükte soybağı değişikliğini tetikler. Evlatlık, evlat edinenin çocuğu olarak kaydedilir; kendi öz ana-babasıyla soybağı ilişkileri — küçük yaşta gerçekleşen tam evlat edinmede — sona erer. Gizliliğin korunması esası vardır ve kütükte yapılan değişiklikler kamuoyuna değil, yalnızca yetkili makamlara açıklanabilir.
Beşinci hal “bulunmuş çocuğun soybağının belli olması”dır. Daha önce kimliği bilinmeyen ve nüfus memurlarınca geçici kimlik verilmiş çocukların gerçek ana-babasının sonradan tespit edilmesi halinde kütükte gerekli düzeltme yapılır; soyadı, ana-baba bilgisi, doğum yeri ve tarihi gerçek duruma uygun olarak düzenlenir.
Anayasa Mahkemesi’nin 20/3/2018 tarihli E.2017/130, K.2017/165 sayılı kararı ve 700 sayılı KHK ile yapılan değişiklikler, bu maddenin uygulanmasında çağdaş insan hakları anlayışının yerleşmesini sağlamıştır. Uygulamada TMK 42, bir kişinin sicildeki kimlik çerçevesinin ömür boyu değişebilen, hukuki olaylar eşliğinde güncellenen dinamik bir tablo olduğunu gösterir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, kütüğe işlenen değişikliklerde ilgili tüm tarafların (çocuk, ana-baba, evlatlık ve öz çocukları) menfaatlerinin dengeli biçimde korunmasını içtihat olarak yerleştirmiştir. Böylece TMK 42, Türk kişiler hukukunun sicil yapısını aile hukuku hükümleriyle organik biçimde birleştiren bütünleyici bir normdur.
