TMK ▸ Madde 430

TMK 430. Madde

(1) Temsil kayyımı, kendisine kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeri vesayet makamı tarafından atanır.

(2) Yönetim kayyımı, malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya temsil edilen kimsenin payına düşen malların bulunduğu yer vesayet makamı tarafından atanır.

TMK 430. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 380 inci maddesini karşılamaktadır. İkinci fıkrada “sulh mahkemesi” yerine “vesayet makamı” deyimi kullanılmıştır. Madde iki fıkra hâ linde kaleme alınmıştır. Birinci fıkra temsil kayyımıatanmasında, ikinci fıkra ise yönetim kayyımıatanmasında yetkiyi düzenlemektedir.

Açıklama

TMK Madde 430, kayyım atanmasında yetkili vesayet makamını, kayyımlığın türüne göre ikili bir ayrımla belirler. Birinci fıkraya göre temsil kayyımı, kendisine kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeri vesayet makamı tarafından atanır. İkinci fıkraya göre ise yönetim kayyımı, malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya temsil edilen kimsenin payına düşen malların bulunduğu yer vesayet makamı tarafından atanır. Böylece temsil kayyımlığında kişi merkezli, yönetim kayyımlığında ise malvarlığı merkezli bir yetki ölçütü benimsenmiştir. Hüküm, TMK m.426’daki temsil kayyımlığı ile TMK m.427 ve m.428’deki yönetim kayyımlığı hâlleriyle doğrudan ilişkilidir. Gerekçeye göre madde, eski 743 sayılı Kanun’un 380. maddesini karşılamakta olup, ‘sulh mahkemesi’ yerine ‘vesayet makamı’ deyimi kullanılarak güncellenmiştir.

Bu yetki ayrımı, kayyımlığın amacıyla uyumlu pratik bir mantığa dayanır. Temsil kayyımlığında esas olan, belirli bir işte kişiyi temsil etmek olduğundan, kişiyle en yakın bağı kuran yerleşim yeri makamı yetkili kılınmıştır. Yönetim kayyımlığında ise korunan asıl menfaat malvarlığının düzgün yönetimi olduğundan, malların fiilen bulunduğu veya yönetildiği yer makamı yetkilendirilmiştir; çünkü o yer mahkemesi malvarlığına ilişkin önlemleri en hızlı ve etkili biçimde alabilecek konumdadır. Örneğin uzun süredir bulunamayan ve oturduğu yer bilinemeyen bir kişinin başka bir ildeki taşınmazları söz konusuysa, yönetim kayyımı bu taşınmazların bulunduğu yer vesayet makamınca atanır; böylece kira tahsili, vergi ödemeleri ve bakım gibi işler yerinde ve gecikmeksizin yürütülür.

Yetkisiz vesayet makamınca yapılan kayyım ataması yetki yönünden sakat olup, itiraz veya kanun yolu denetiminde kaldırılabilir; bu da koruma altındaki menfaatlerin zarar görmesine yol açar. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, kayyım atamalarında yetki kuralının kamu düzeniyle ilgili olduğunu ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiğini vurgular. Somut bir örnek: bir terekede mirasçılık hakları henüz belli olmayan ve terekeye dahil taşınmazların büyük bölümü belirli bir ilde bulunan bir olayda, yönetim kayyımı TMK Madde 430/2 uyarınca malların bulunduğu yer vesayet makamı tarafından atanır. Buna karşılık hastalığı nedeniyle tek bir ivedi işini göremeyen bir kişiye temsil kayyımı, onun yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesince atanır.