TMK 443. Madde
(1) Vesayet altındaki kişinin malvarlığı içinde ticarî, sınaî veya benzeri bir işletme varsa; vesayet makamı, bunların işletilmesinin devamı veya tasfiyesi için gerekli talimatı verir.
TMK 443. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 387 nci maddesini karşılamaktadır. Kaynak Kanunun 403 üncü madde göz önünde tutulmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur. Sadece maddedeki “sulh mahkemesi” yerine “vesayet makamı” deyimi kullanılmıştır.
Açıklama
TMK Madde 443, vesayet altındaki kişinin malvarlığında ticari, sınai veya benzeri bir işletme bulunması hâlinde, bu işletmenin akıbeti hakkında karar verme yetkisini vesayet makamına tanır; hüküm yürürlükten kalkan 743 sayılı Kanun’un 387. maddesinin karşılığıdır ve gerekçeye göre içerik değişikliği olmaksızın yalnızca ‘sulh mahkemesi’ yerine ‘vesayet makamı’ deyimi kullanılarak yeniden kaleme alınmıştır. Madde, malvarlığının yönetimine ilişkin genel hükümler bütününün (m.438 defter tutma, m.439 değerli şeylerin saklanması, m.441 paraların yatırılması, m.442 yatırımların dönüştürülmesi) bir parçasıdır ve işletmenin sürdürülmesi veya tasfiyesi gibi nitelikli ekonomik kararların vasinin tek başına inisiyatifine bırakılmaması amacını taşır.
Maddenin işleyişinde vesayet makamı, somut işletmenin niteliğini, kârlılığını, taşıdığı riskleri ve vesayet altındaki kişinin menfaatini değerlendirerek işletmenin faaliyetine devam edilmesi veya tasfiye edilmesi yönünde gerekli talimatı verir. Vasi, bu talimat çerçevesinde işletmeyi yönetir; talimat işletmenin sürdürülmesi yönündeyse, işletmenin olağan işleyişini gözetir, ancak işletmenin devri, kapatılması ya da önemli borç altına girilmesi gibi olağanüstü işlemlerde yine m.462 ve m.463 uyarınca vesayet makamı ve denetim makamının iznini almak zorundadır. Tasfiye yönünde talimat verilmişse, vasi işletmeyi en az zararla kapatacak ve alacak-borç ilişkilerini düzene koyacak biçimde hareket eder. Bu süreçte vasinin tüm işlemleri, m.452’deki düzenli rapor ve hesap verme yükümlülüğüne tâbidir.
Vasinin, vesayet makamının talimatına aykırı biçimde işletmeyi sürdürmesi veya tasfiye etmesi, görevin kötüye kullanılması niteliğinde olup TMK m.466-467 uyarınca tazminat sorumluluğuna ve m.483 uyarınca görevden almaya yol açar; işletmenin değer kaybetmesinden doğan zarar vasiden istenebilir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, vesayet altındaki kişiye ait işletmeye ilişkin önemli kararların vesayet makamının denetiminden geçmeden yapılamayacağını ve aksi işlemlerin korunan kişiyi bağlamayacağını vurgulamaktadır. Somut bir örnek olarak: kısıtlanan bir tacirin sahibi olduğu küçük bir matbaa işletmesi söz konusu olduğunda, vasi işletmeyi kendi başına satamaz veya kapatamaz; vesayet makamına başvurarak işletmenin kârlı olup olmadığını ortaya koyar. Makam işletmenin sürdürülmesini uygun görürse vasi faaliyeti devam ettirir; sürekli zarar ediyorsa tasfiye talimatı verilir ve vasi bu doğrultuda hareket eder.
