TMK 449. Madde
(1) Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır.
TMK 449. Madde Gerekçesi
Madde, yürürlükteki 392 nci maddeyi karşılamaktadır. Yürürlükteki maddede vasinin bağışyapamayacağıöngörülmüşken yeni düzenlemede yasak olarak yapılan bağışın önemli olmasıkoşulu getirilmiştir.
Açıklama
Türk Medeni Kanunu’nun 449. maddesi, vasinin vesayet altındaki kişi adına yapamayacağı işlemleri mutlak olarak sayan yasaklayıcı hükümdür. Madde, vesayet altındaki kişi adına kefil olunamayacağını, vakıf kurulamayacağını ve önemli bağışlamada bulunulamayacağını öngörmektedir. Bu yasaklar, vesayet altındaki kişinin malvarlığını geri dönüşsüz olarak eritecek işlemlerden korunmasını amaçlar.
Kefalet yasağı, karşılıksız bir rizikoyu üstlenerek malvarlığı riskini artıran bir işlem olması nedeniyle getirilmiştir. Vasinin, vesayet altındaki kişiyi bir başkasının borcu için kefil göstermesi, borcun ödenmemesi halinde kişinin mallarının haczine yol açabilir; bu durum vesayet amacıyla bağdaşmaz. Bankalar ve alacaklılar açısından da bu yasak, vesayet altındaki kişinin kefaletinin hukukî olarak geçersizliği anlamına gelir.
Vakıf kurma yasağı, vesayet altındaki kişinin malvarlığının bir tüzel kişiye tahsis edilmesi yoluyla kişisel malvarlığından çıkarılmasına engel olur. Vakıf, geri dönüşü olmayan bir kamu yararına yönlendirme olup kısıtlının veya küçüğün ileriki yaşamında malvarlığından yararlanamamasına yol açabilir. Bu nedenle vakıf kurma, vesayet altındaki kişi hayatta iken yapılamaz; ancak ölüme bağlı tasarruf olarak vasiyetname ile ayırt etme gücü olan kişi kendisi bunu yapabilir (TMK 502).
Önemli bağışlama yasağı da aynı mantıkla getirilmiştir. Mütevazi hediyeler, örf-âdet gereği yapılan yılbaşı-bayram hediyeleri, çocuk sahibi akrabalara yapılan sembolik yardımlar yasak kapsamında değildir; ancak malvarlığının önemli bir bölümünü oluşturan taşınmaz bağışı, yüksek tutarlı para bağışı, değerli antika ve mücevher bağışı gibi işlemler yasaktır. Ölçüt; işlemin vesayet altındaki kişinin malvarlığındaki oranı ve geri dönüş imkânsızlığıdır.
Uygulamada TMK 449, vasinin dürüst bile olsa sempatik sebeplerle yapmak isteyeceği işlemleri dahi engeller. Mahkeme izni ile de bu yasaklar aşılamaz; bunlar mutlak yasaklardır. İhlâl hâlinde işlem kesin hükümsüzdür; vasi, TMK 467 tazminat sorumluluğu ile karşılaşır ve görevden alınabilir. Yargıtay, TMK 449 hükmünün dar yorumlanması değil, koruyucu amacı gözeterek geniş yorumlanması gerektiğini ifade etmektedir. Madde, vesayet hukukunda kişinin malvarlığının yapısal güvenliğinin temel sigortalarından biridir.
