TMK ▸ Madde 463

TMK 463. Madde

(1) Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gereklidir:

1. Vesayet altındaki kişinin evlât edinmesi veya evlât edinilmesi,

2. Vesayet altındaki kişinin vatandaşlığa girmesi veya çıkması,

3. Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması,

4. Ömür boyu aylık veya gelir bağlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması,

5. Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması,

6. Küçüğün ergin kılınması,

7. Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması.

TMK 463. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 406 ncı maddesini karşılamaktadır. Maddede “sulh mahkemesi” deyimi yerine “vesayet makamı”, “asliye mahkemesi” deyimi yerine “denetim makamı” deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 463, vasinin yapacağı bazı önemli işlemler için vesayet makamının izninin yanı sıra denetim makamının da iznini arayan ikinci kademe izin rejimini düzenler. Hükme göre; vesayet altındaki kişinin evlât edinmesi veya evlât edinilmesi, vatandaşlığa girmesi veya çıkması, bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi ile kişisel sorumluluk gerektiren ortaklığa girilmesi, ömür boyu aylık veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri, mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi, küçüğün ergin kılınması ve vesayet altındaki kişiyle vasi arasında sözleşme yapılması hâllerinde, önce vesayet makamının ardından denetim makamının da izni gereklidir. Denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir (TMK m.397). Bu hüküm, vesayet makamı iznine tabi işlemleri sayan TMK m.462 ile birlikte çift kademeli bir koruma sistemi oluşturur. Madde gerekçesi, eski 406. maddedeki mahkeme deyimlerinin değiştirildiğini, hüküm değişikliği bulunmadığını belirtir.

Bu maddede sayılan işlemler, vesayet altındaki kişinin hukuki durumu veya malvarlığı bakımından olağanüstü ağır sonuçlar doğuran işlemlerdir; bu nedenle tek bir denetim makamının izni yeterli görülmemiş, ikinci bir denetim katmanı eklenmiştir. Örneğin evlât edinme kişinin soybağını ve mirasçılığını köklü biçimde değiştirir; vatandaşlık değişimi temel statüyü etkiler; mirasın kabulü veya reddi büyük malvarlığı sonuçları doğurur; küçüğün ergin kılınması ise vesayeti sona erdirir (TMK m.463/6, m.470). Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması ise menfaat çatışması taşıdığından özel bir dikkat gerektirir ve gerektiğinde temsil kayyımı atanması gündeme gelir (TMK m.426). Bu işlemlerde önce vesayet makamı incelemesini yapar, uygun bulursa denetim makamına gönderir; denetim makamı da bağımsız bir değerlendirme yaparak izni onaylar veya reddeder.

Çift izin gereken bir işlemde izinlerden biri eksikse, işlem TMK m.465 uyarınca vesayet altındaki kişinin onamsız işlemi hükmünde olup askıda hükümsüzdür ve sonradan tamamlanmadıkça geçerlilik kazanmaz. Yargıtay ilgili hukuk dairesi, bu maddede sayılan işlemlerde hem vesayet makamı hem denetim makamı izninin birlikte bulunmasını aradığını, izinlerden birinin yokluğunun işlemi geçersiz kıldığını kabul etmektedir. Somut bir örnek: vasi, vesayet altındaki kişi adına açılan bir mirası reddetmek isterse, yalnızca vesayet makamından izin alması yeterli olmaz; ayrıca denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesinin de iznini almalıdır, aksi hâlde ret beyanı geçerli sonuç doğurmaz. TMK Madde 463 böylece en ağır sonuçlu işlemlerde iki kademeli yargısal güvence sağlar.