TMK 466. Madde
(1) Vesayet organları ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş olan diğer kişiler, bu görevlerini yerine getirirlerken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdürler.
TMK 466. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 409 uncu maddesini karşılamaktadır. Maddede öngörülen özen iyi bir yönetimin gerektirdiği özendir.
Açıklama
TMK Madde 466, vesayet organlarının ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş diğer kişilerin temel davranış ölçütünü belirler. Hükme göre vesayet organları ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş olan diğer kişiler, bu görevlerini yerine getirirken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdürler. Vesayet organları vasi ve vesayet daireleridir (TMK m.396); vesayet işleriyle görevlendirilmiş diğer kişiler ise kayyım ve yasal danışmanları kapsar. Madde gerekçesi, eski 409. maddenin karşılığı olduğunu ve burada öngörülen özenin iyi bir yönetimin gerektirdiği özen olduğunu açıkça belirtir. Bu özen ölçütü, vasinin malvarlığı yönetimini düzenleyen TMK m.448 ve devamı hükümleriyle, izin sistemini kuran TMK m.462 ve m.463 ile bütünlük içinde değerlendirilir.
İyi bir yönetimin gerektirdiği özen, soyut bir nezaket kuralı değil, somut yükümlülükler doğuran bir ölçüttür. Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını bir aile reisinin kendi malını yönettiği dikkatle değil, basiretli bir yönetici gibi titizlikle yönetmek zorundadır. Bu çerçevede vasi, malvarlığını güvenli biçimde değerlendirmek, paraları faiz getirecek şekilde nemalandırmak, gereksiz harcamadan kaçınmak, izne tabi işlemlerde vesayet makamından izin almak ve düzenli rapor ile hesap vermekle yükümlüdür (TMK m.464). Özen yükümü, vesayet altındaki kişinin hem malvarlığı menfaatlerini hem de kişisel yararını kapsar; örneğin onun eğitimi, bakımı ve sağlığına ilişkin kararlarda da bu ölçüt geçerlidir. Vesayet daireleri yönünden ise özen, vasinin denetlenmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması biçiminde somutlaşır.
Bu özen yükümüne aykırılık, kusur sorumluluğunun temelini oluşturur; özen gösterilmemesi nedeniyle doğan zarardan vasi, kayyım veya yasal danışman TMK m.467 uyarınca sorumlu tutulur, vesayet dairelerinin kusurundan ise TMK m.468 gereği Devlet sorumlu olur. Yargıtay ilgili hukuk dairesi, vasinin özen yükümünü ihlal ederek malvarlığını kötü yönettiği veya atıl bıraktığı hâllerde tazminat sorumluluğunun doğacağını istikrarlı biçimde kabul etmektedir. Somut bir örnek: vasi, vesayet altındaki kişiye ait kira gelirlerini düzenli tahsil etmeyerek alacağın zamanaşımına uğramasına neden olursa veya malvarlığını değer kaybına uğratacak şekilde ihmal ederse, iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermemiş sayılır ve doğan zarardan sorumlu olur. TMK Madde 466 bu yönüyle tüm vesayet sorumluluğu sisteminin çıkış noktasını oluşturur.
