TMK ▸ Madde 467

TMK 467. Madde

(1) Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur.

(2) Kayyım ve yasal danışmanlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.

TMK 467. Madde Gerekçesi

Madde vasinin sorumluluğunu düzenlemektedir. Burada kusur esasına dayanan bir sorumluluk söz konusudur. Maddenin ikinci fıkrasıburadaki sorumluluk esasının kayyım ve yasal danışmanlar hakkında da aynen geçerli olduğunu belirtmektedir.

Açıklama

TMK Madde 467, vasinin görevini yerine getirirken verdiği zararlardan sorumluluğunu kusur esasına bağlar. Hükmün birinci fıkrasına göre vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur. İkinci fıkra, aynı sorumluluk esasının kayyım ve yasal danışmanlar hakkında da uygulanacağını belirtir. Bu hüküm, vesayet organlarına yüklenen özen yükümünü düzenleyen TMK m.466 ile birlikte okunmalıdır; çünkü vasinin sorumluluğu, iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermemekten doğar. Madde gerekçesi, burada kusura dayanan bir sorumluluğun söz konusu olduğunu açıkça vurgular. Yani vasinin her zararı değil, yalnızca kasten ya da ihmalen meydana getirdiği zararı tazmin yükümlülüğü doğar; kusursuz olduğu hâllerde sorumlu tutulamaz.

Sorumluluğun doğması için dört unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekir: vasinin hukuka aykırı bir davranışı, kusuru, vesayet altındaki kişinin uğradığı bir zarar ve davranışla zarar arasında nedensellik bağı. Vasinin yükümlülükleri TMK m.448 ve devamı maddelerinde ayrıntılı düzenlenmiştir; örneğin malvarlığını özenle yönetme, gerekli izinleri alma (TMK m.462, m.463), düzenli rapor ve hesap verme (TMK m.464) yükümlülükleri bulunur. Vasi, vesayet makamının iznini almadan izne tabi bir işlem yaparsa veya malvarlığını kötü yöneterek değer kaybına yol açarsa kusurlu sayılır. Aynı sorumluluk, belirli bir iş veya malvarlığı için atanan kayyıma ve kısıtlının yanında ona danışmanlık eden yasal danışmana da aynen uygulanır; bu kişiler de görevlerini özenle yürütmekle yükümlüdür.

Vasinin sorumluluğu, vesayetin sona ermesiyle ortadan kalkmaz; son hesabın onaylanmasından sonra dahi gizlenmiş veya sonradan ortaya çıkan zararlar için sorumluluk devam eder. Vasiden tazmin ettirilemeyen zararlardan ise TMK m.468 uyarınca Devlet ikinci derecede sorumlu olur. Yargıtay ilgili hukuk dairesi, vasinin malvarlığını basiretli bir yönetici gibi yönetmediği, faiz getirecek şekilde değerlendirmediği veya izinsiz tasarruflarda bulunduğu hâllerde kusurlu sayılarak tazminata mahkûm edileceğini kabul etmektedir. Somut bir örnek: vasi, vesayet altındaki kişinin bankadaki parasını uzun süre değerlendirmeyip atıl bıraktığı veya vesayet makamından izin almadan taşınmazını düşük bedelle sattığı için kişi zarara uğramışsa, ergin olan veya yeni atanan vasi tarafından bu zararın tazmini istenebilir. TMK Madde 467 böylece vesayet altındaki kişinin malvarlığını güvenceye alır.