TMK 469. Madde
(1) Devletin vesayet dairelerinde görevli kişilere karşı rücu davasına bakmaya, vesayet dairelerinin bulunduğu yere en yakın asliye mahkemesi yetkilidir.
(2) Vesayetle ilgili tazminat ve diğer rücu davaları vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde görülür.
TMK 469. Madde Gerekçesi
Madde vesayet makamında görevli kişilere karşıDevletin rücu davasına bakmaya,vesayet makamının bulunduğu yere en yakın asliye mahkemesinin yetkili olacağınıbelirtmektedir. Böyle bir hükme kanunda ihtiyaçvardır. Zira vesayet makamında görevli kişilerin,hâkim olarak bulunduklarıyerde bu davanın görülebileceğini kabul etmek isabetli bir çözüm olamaz. Buna karşılık, tazminat davalarıve diğer rücu davalarıvesayet makamının bulunduğu yerdeki asliye mahkemelerinde görülebilecektir.
Açıklama
Türk Medeni Kanunu’nun 469. maddesi, vesayet organlarından kaynaklanan tazminat ve rücu davalarında görevli ve yetkili mahkemeyi düzenler. Birinci fıkraya göre Devletin vesayet dairesi görevlilerine rücu davasına bakmaya, vesayet dairelerinin bulunduğu yere en yakın asliye mahkemesi yetkilidir. İkinci fıkraya göre ise vesayet alanındaki tüm tazminat ve rücu davalarına vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde bakılır.
Yetki kuralı özel ve kesindir; genel yetki kurallarını devre dışı bırakır. Vesayet dairesinin bağlı olduğu ilçe/il merkezi esas alınarak coğrafi olarak en yakın asliye mahkemesi belirlenir. Birden fazla vesayet dairesinin bulunduğu hallerde —örneğin kayyım ve vasilik ayrı ilçelerde tesis edilmişse— davaların hangi mahkemede görüleceği, uyuşmazlığın hangi vesayet organına ilişkin olduğuna göre ayrı ayrı saptanır.
Bu yetki tercihinin gerekçesi pratiktir: delillerin, tanıkların ve vesayet makamı dosyalarının o yerde bulunması, yargılamanın hızlanmasını sağlar. Madde aynı zamanda TMK 468 kapsamındaki rücu davalarında da uygulanır; dolayısıyla Devlet’in vasi veya görevlilere açtığı rücu davaları ile zarar gören tarafın açtığı tazminat davaları aynı yetkili mahkemede görülür. Görev ise genel kural olarak davranın değerine bakılarak belirlenir; ancak vesayet hukukuna özgü uyuşmazlıklarda Yargıtay asliye hukuk mahkemesini görevli saymaktadır.
