TMK ▸ Madde 473

TMK 473. Madde

(1) Kısıtlama ilân edilmişse, kaldırılması da ilân olunur.

(2) Fiil ehliyetinin yeniden kazanılması, ilânın yapılmasına bağlı değildir.

TMK 473. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 417 nci maddesini karşılamaktadır. Madde arılaştırılmışve İsviçre MedenîKanununun 435 inci maddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 473, kısıtlamanın ilân edilmiş olduğu hâllerde, kısıtlamanın kaldırılmasının da ilân edilmesini ve fiil ehliyetinin yeniden kazanılmasının ilâna bağlı olmadığını düzenler. Birinci fıkraya göre kısıtlama ilân edilmişse, kaldırılması da ilân olunur; ikinci fıkraya göre ise fiil ehliyetinin yeniden kazanılması, ilânın yapılmasına bağlı değildir. Bu hüküm, kısıtlamanın ilânını düzenleyen TMK Madde 410 ve devamı kurallarla simetri içindedir; atamada olduğu gibi sona ermede de aleniyet sağlanır. Maddenin gerekçesinde, eski Kanunun 417. maddesini karşıladığı, İsviçre Medenî Kanunu’nun 435. maddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlendiği ve hüküm değişikliği içermediği belirtilmektedir. Böylece kısıtlamanın kaldırılmasının kamuya duyurulması ve ehliyetin geri kazanılma anı netleştirilmiştir.

Uygulama mekanizması bakımından maddenin iki fıkrası farklı işlevler görür. Birinci fıkra üçüncü kişilerin korunmasını amaçlar: kişinin kısıtlandığı ilân edilmişse, bu kısıtlamanın kaldırıldığının da ilân edilmesi gerekir ki, onunla işlem yapacak kişiler artık tam ehliyetli olduğunu öğrenebilsin. İkinci fıkra ise kısıtlının lehine bir kuraldır: kişi, kısıtlamanın kaldırılmasına karar verildiği anda fiil ehliyetini yeniden kazanır; bu sonucun doğması için ilânın yapılmış ya da tamamlanmış olması beklenmez. Yani vesayet makamının kaldırma kararı kesinleştiği anda kişi hukuki işlemlerini bizzat ve geçerli biçimde yapabilir hâle gelir; ilân yalnızca üçüncü kişilerin bilgilenmesine ilişkin bir tamamlayıcı işlemdir. Böylece kişinin ehliyetinin geri kazanılması, idari bir ilân işleminin gecikmesine tabi kılınmamış olur.

Kaldırma kararına rağmen kısıtlamanın ilân edilmemesi, kişinin yeniden kazandığı ehliyeti etkilemez; ancak ilânsızlık nedeniyle eski kısıtlılığa güvenen iyiniyetli üçüncü kişilerin durumu TMK Madde 3 çerçevesinde değerlendirilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi kararlarında, fiil ehliyetinin geri kazanılmasının kaldırma kararına bağlı olduğu, ilânın kurucu değil açıklayıcı nitelik taşıdığı vurgulanmaktadır. Somut bir örnek: kısıtlandığı yerel gazete ve sicil yoluyla ilân edilmiş bir kişi hakkında vesayet kaldırıldığında, bu sona erme de aynı şekilde ilân edilmelidir. Ancak kişi, ilân henüz yayımlanmamış olsa bile, kaldırma kararının kesinleştiği andan itibaren bir taşınmaz satış sözleşmesini bizzat geçerli olarak imzalayabilir; çünkü ehliyetin geri kazanılması ilânın tamamlanmasına bağlı değildir.