TMK 477. Madde
(1) Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer.
(2) Yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer.
(3) Yasal danışmanlık, vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona erer.
TMK 477. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 421 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu ve kenar başlıkları “Kayyımın vesayeti” yerine “Kayyımlıkta ve yasal danışmanlıkta”; “Mutlak surette hitam” yerine “Genel olarak” deyimleri konulmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasında “temsil kayyımlığı”, “ikinci fıkrasında” ise “yönetim kayyımlığı” deyimlerine yer verilmiş, böylece önceki maddelerle uyum sağlanmıştır. Üçüncüfıkrada yasal danışmanlığın vesayet makamının kararıyla sona erdirileceği hükme bağlanmıştır.
Açıklama
TMK Madde 477, kayyımlığın ve yasal danışmanlığın sona erme hâllerini genel olarak düzenler. Maddenin birinci fıkrasına göre temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer; ikinci fıkraya göre yönetim kayyımlığı, atamayı gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla son bulur; üçüncü fıkraya göre ise yasal danışmanlık, vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona erer. Hüküm, temsil kayyımlığını düzenleyen TMK Madde 426, yönetim kayyımlığını düzenleyen TMK Madde 427 ve yasal danışmanlığı düzenleyen TMK Madde 429 ile bütünlük içinde okunmalıdır. Gerekçede, eski Kanunun 421. maddesinin önceki maddelerle uyum sağlanacak biçimde yeniden kaleme alındığı belirtilmektedir.
Uygulama mekanizması, üç kurumun farklı amaçlarına göre değişir. Temsil kayyımlığı belirli bir işin görülmesi için atandığından, o iş tamamlandığında, örneğin açılan dava sonuçlandığında veya devri gereken işlem yapıldığında, ayrı bir karara gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer. Yönetim kayyımlığı süreklilik gösteren bir malvarlığı yönetimini konu aldığından, ancak atamayı gerektiren sebebin, örneğin malik kişinin yokluğunun veya işlerini görememe hâlinin ortadan kalkmasıyla ya da vesayet makamının kayyımı görevden almasıyla sona erer. Yasal danışmanlık ise kişinin fiil ehliyetini sınırlayan bir kurum olduğundan, kendiliğinden değil, vesayetin kaldırılmasına ilişkin TMK Madde 472 ve devamı hükümlerindeki usul izlenerek vesayet makamının vereceği kararla sona erer. Bu farklılaşma, her kurumun korumayı amaçladığı menfaate uygun bir sona erme rejimi getirir.
Sona erme şartları gerçekleştiği hâlde görevini sürdüren kayyım veya yasal danışman, yetkisiz işlem yapmış sayılır ve buna bağlı sorumluluğu TMK Madde 467 çerçevesinde doğar. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi içtihatlarında, kayyımın görevlendirildiği iş tamamlandıktan sonra yaptığı işlemlerin yetki yönünden geçersiz olabileceği vurgulanmaktadır. Somut bir örnek: bir mirasın paylaşımında ortak miras bırakanı temsil etmek üzere atanan temsil kayyımının görevi, paylaşım tamamlanıp tescil yapıldığında kendiliğinden sona erer. Buna karşılık, uzun süre yurt dışında olan ve mallarını yönetemeyen bir kişiye atanan yönetim kayyımının görevi, kişi geri dönüp işlerini bizzat yürütebilir hâle geldiğinde son bulur. Yasal danışmanlık altındaki kişi açısından ise sınırlamanın kalkması, ancak vesayet makamının açık kararıyla mümkündür.
