TMK ▸ Madde 483

TMK 483. Madde

(1) Vasi, görevini ağır surette savsaklar, yetkilerini kötüye kullanır veya güveni sarsıcı davranışlarda bulunur ya da borç ödemede acze düşerse, vesayet makamı tarafından görevden alınır.

(2) Vasinin görevini yapmakta yetersizliği sebebiyle vesayet altındaki kişinin menfaatleri tehlikeye düşerse, vesayet makamı kusuru olmasa bile vasiyi görevden alabilir.

TMK 483. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 427 nci maddesini karşılamaktadır. Arılaştırılmak suretiyle yeniden ve iki fıkra hâlinde kaleme alınmıştır. Maddede “sulh hâkimi” yerine “vesayet makamı” deyimi kullanılmıştır. Bu şekilde madde İsviçre MedenîKanununun 445 inci maddesine uygun hâle getirilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 483, vasinin vesayet makamı tarafından görevden alınmasını gerektiren sebepleri düzenleyen temel hükümdür. Birinci fıkraya göre vasi; görevini ağır surette savsaklar, yetkilerini kötüye kullanır, güveni sarsıcı davranışlarda bulunur ya da borç ödemede acze düşerse görevden alınır. İkinci fıkra ise kusura dayanmayan bir hâli düzenler: vasinin görevini yapmaktaki yetersizliği nedeniyle vesayet altındaki kişinin menfaatleri tehlikeye düşerse, vesayet makamı vasinin kusuru olmasa bile onu görevden alabilir. Bu düzenleme, görevden alma usulünü başlatan TMK m.484 ve uyulacak usulü düzenleyen TMK m.485 ile birlikte uygulanır. Gerekçe, maddenin eski Kanun’un 427. maddesini karşıladığını ve İsviçre Medenî Kanunu’na uygun olarak iki fıkra hâlinde kaleme alındığını belirtir.

Hükmün işleyişi, görevden alma sebeplerini iki ayrı temele dayandırır. Birinci fıkradaki sebepler kusura dayalıdır; görevi ağır savsaklama vasinin yükümlülüklerini ciddi biçimde ihmal etmesini, yetkiyi kötüye kullanma görevin amacı dışında kullanılmasını, güveni sarsıcı davranış ise vasilik makamına duyulan güveni zedeleyen tutumları ifade eder. Borç ödemede acze düşme ise vasinin mali güvenilirliğini yitirmesi nedeniyle korunan kişinin malvarlığını riske atması esasına dayanır. İkinci fıkra ise korumacı bir bakışla, vasinin kusurundan bağımsız olarak yalnızca yetersizliğinin korunan kişinin menfaatini tehlikeye düşürmesini yeterli sayar; çünkü vesayetin amacı vasiyi cezalandırmak değil, korunan kişinin menfaatini güvence altına almaktır. Bu ayrım, hükmün hem disiplin hem de koruma işlevini bir arada taşıdığını gösterir.

Görevden alma kararı verilebilmesi için sebebin TMK m.485 uyarınca araştırılması ve vasinin dinlenmesi gerekir; karar denetim makamı önünde itiraza tâbidir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, vasinin yetersizliği nedeniyle korunan kişinin menfaatinin tehlikeye girdiği hâllerde kusur aranmaksızın görevden almaya karar verilebileceğini kabul etmektedir. Somut bir örnek: ileri yaşı veya sağlık sorunları nedeniyle vesayet altındaki kişinin işlerini artık takip edemeyen, hesapları zamanında veremeyen bir vasi, hiçbir kötü niyeti bulunmasa dahi korunan kişinin menfaati tehlikeye düştüğü için TMK Madde 483’ün ikinci fıkrası uyarınca görevden alınabilir; buna karşılık korunan kişinin parasını kendi yararına kullanan vasi, birinci fıkradaki güveni sarsıcı davranış sebebiyle görevden alınır. Böylece hüküm, korumanın her hâlde sürmesini sağlar.