TMK 499. Madde
(1) Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur:
(2) 2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı,
(3) 3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.
TMK 499. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 444 üncümaddesini karşılamaktadır. Maddenin (3) numaralıbendinde bentte sağkalan eşin miras bırakanın büyük ana ve büyük babalarıve onların çocuklarıile mirasçıolmasıhali düzenlenmiş, bende “ve onların çocukları” deyimi eklenmiştir. Böylece 497 nci maddede yapılan değişiklikle uyum sağlanmıştır. 95 Yürürlükteki maddenin son fıkrasıdeğiştirilmek suretiyle 497 nci maddenin son fıkrasına alındığından madde metnine alınmamıştır.
Açıklama
Türk Medeni Kanunu’nun 499. maddesi, sağ kalan eşin miras payını, birlikte bulunduğu zümreye göre belirler: altsoy ile birlikte mirasın dörtte biri, ikinci zümre (ana-baba ve onların altsoyu) ile birlikte mirasın yarısı, üçüncü zümre (büyük ana-baba) ile birlikte mirasın dörtte üçü; hiçbir yasal mirasçı yoksa mirasın tamamı eşe kalır.
Sağ kalan eş yasal mirasçı olmakla birlikte belirli bir zümreye dâhil değildir; her zümreyle birlikte mirasçı olabileceği gibi, o zümreden mirasçı yoksa bir üst dilime geçer. Altsoyla birlikte mirasçı olduğunda pay küçüktür (1/4); ancak bu oran saklı paydan (1/4) bağımsız olduğundan her iki sistemin uyumsuzluğu uygulamada tartışma yaratabilir. Eşin katılım alacağı hakkı (TMK 236) miras payından bağımsız hesaplanır; önce edinilmiş mallara katılma tasfiyesi yapılır, ardından miras hakkı belirlenir.
Evliliğin iptali veya boşanma ile sona ermesi eşin mirasçılık sıfatını ortadan kaldırır. Boşanma davası devam ederken bir eş ölürse TMK 181 uyarınca kusurlu tarafın mirasçılık hakkı düşebilir. Miras sözleşmesi ya da vasiyetname ile eşin yasal payı artırılabilir; ancak diğer mirasçıların saklı payları korunmalıdır. Yargıtay, eşin mirasçılık payının tespitinde edinilmiş mallara katılma tasfiyesinin önce tamamlanması gerektiğini, tasfiyet sonuçlanmadan miras payının hesaplanamayacağını sürekli vurgulamaktadır.
