TMK ▸ Madde 500

TMK 500. Madde

(1) Evlâtlık ve altsoyu, evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar. Evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder.

(2) Evlât edinen ve hısımları, evlâtlığa mirasçı olmazlar.

TMK 500. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 447 nci maddesini karşılamaktadır. Yeni düzenlemede sahih-gayrisahih nesep ayrımıkaldırılmışolduğundan yürürlükteki maddenin birinci fıkrasında yer alan “kendisini evlât edinen kimseye, nesebi sahih füruu gibi mirasçıolurlar” deyimindeki, nesebi sahih füruu gibi sözcükleri maddeden çıkarılmış, bunun yerine “evlât edinene kan hısımıgibi” mirasçıolurlar ifadesi konulmuştur. Maddenin ikinci fıkrasıyürürlükteki fıkrayıaynen tekrar etmektedir. Bu fıkrada hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 500, evlatlığın miras hukukundaki konumunu düzenler. Hükme göre evlatlık ve onun altsoyu, evlat edinene kan hısmı gibi mirasçı olur; ayrıca evlatlığın kendi öz ailesindeki mirasçılığı da devam eder. İkinci fıkra ise tek yönlü bir ilişki kurar: evlat edinen ve onun hısımları, evlatlığa mirasçı olamaz. Bu düzenleme, evlat edinmeyle kurulan soybağının evlatlık lehine tam bir mirasçılık hakkı doğurduğunu, ancak bu ilişkinin karşılıklı olmadığını ortaya koyar. Evlatlık, hem evlat edinene hem de kendi kan bağıyla bağlı olduğu öz ailesine mirasçı olabilmesi yönüyle çifte mirasçılık imkanına sahiptir. Madde, evlat edinmeye ilişkin TMK Madde 314 hükmüyle de uyum içindedir; zira orada da evlatlığın evlat edinene mirasçı olacağı, evlat edinenin evlatlığa mirasçı olamayacağı esası benimsenmiştir. Gerekçe, eski 447. maddedeki “nesebi sahih füruu gibi” ifadesinin, sahih-gayrisahih nesep ayrımının kaldırılması nedeniyle “kan hısmı gibi” biçimine dönüştürüldüğünü belirtmektedir.

Uygulamada bu hüküm, evlatlığın iki ayrı tereke üzerinde mirasçı sıfatı taşıması sonucunu doğurur. Evlat edinen öldüğünde evlatlık, tıpkı bir öz çocuk gibi birinci zümre mirasçısı olarak TMK Madde 495 uyarınca terekeden pay alır ve bu sıfatla saklı paylı mirasçıdır. Evlatlık evlat edinenden önce ölmüşse, onun yerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyu alır. Buna karşılık evlatlığın öz ana-babası veya öz akrabaları öldüğünde de, evlatlık kendi öz ailesindeki mirasçılığını koruduğundan onlara da mirasçı olur. Ancak ilişkinin tek yönlülüğü gereği, evlatlık çocuksuz ve eşsiz olarak ölürse, evlat edinen ve hısımları ona mirasçı olamaz; bu durumda tereke evlatlığın öz ailesine veya diğer yasal mirasçılarına kalır. Bu denge, evlatlığın menfaatini korurken evlat edinen tarafa tek taraflı bir külfet yüklemekten kaçınır.

Hükmün doğurduğu sonuç, evlatlık lehine güçlü ve çift yönlü bir miras güvencesidir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairelerinin kararlarında, evlatlığın evlat edinene kan hısmı gibi mirasçı olduğu, ancak bu mirasçılığın karşılıklı olmadığı ve evlat edinenin evlatlığın terekesinden pay alamayacağı istikrarla benimsenmiştir. Somut bir örnek vermek gerekirse: bir kişi tarafından evlat edinilen çocuk, evlat edinen vefat ettiğinde onun öz çocuklarıyla eşit oranda mirasçı olur ve saklı payı korunur; aynı çocuğun öz babası öldüğünde ise, evlatlık ilişkisi öz aileyle bağı kesmediğinden, öz babasının terekesinden de pay alır. Buna karşılık bu çocuk genç yaşta, mirasçı bırakmadan ölürse, onu evlat edinen kişi terekesinden pay alamaz. Böylece TMK Madde 500, evlatlığın korunmasını amaçlayan adil bir mirasçılık dengesi kurar.