TMK ▸ Madde 509

TMK 509. Madde

(1) Mirasbırakanın kendi ölümünde ödenmek üzere üçüncü kişi lehine hayat sigortası sözleşmesi yapması veya böyle bir kişiyi sonradan lehdar olarak tayin etmesi ya da sigortacıya karşı olan istem hakkını sağlararası veya ölüme bağlı tasarrufla karşılıksız olarak üçüncü kişiye devretmesi hâlinde, sigorta alacağının mirasbırakanın ölümü zamanındaki satın alma değeri terekeye eklenir.

TMK 509. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 456 ncımaddesini karşılamaktadır. “İvazsız” terimi yerine “karşılıksız” terimi; “iştira kıymeti” deyimi yerine de “satın alma değeri” terimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 509, üçüncü kişi lehine yapılan hayat sigortası sözleşmelerinden doğan alacakların, tasarruf edilebilir kısım ve saklı pay hesabında terekeye eklenmesini düzenler. Hüküm, tasarruf edilebilir kısmın hesaplanmasına ilişkin TMK m.507 ve sağlararası karşılıksız kazandırmaların eklenmesini öngören TMK m.508 ile birlikte ‘denkleştirme’ (eklenecek değerler) sistemini tamamlar. Amaç, mirasbırakanın hayat sigortası yoluyla saklı paylı mirasçıların haklarını dolanmasını önlemektir; çünkü sigorta bedeli doğrudan lehdara ödendiğinden terekeye fiilen girmez, ancak ekonomik olarak mirasbırakanın malvarlığından çıkmış bir kazandırma niteliğindedir. Gerekçede, eski Kanunun 456. maddesini karşılayan metinde ‘ivazsız’ yerine ‘karşılıksız’, ‘iştira kıymeti’ yerine ‘satın alma değeri’ terimlerinin kullanıldığı, esasta bir hüküm değişikliği yapılmadığı belirtilmiştir.

Maddenin uygulama mekanizması, üç farklı işlemin aynı sonuca bağlanmasıyla işler. Mirasbırakan, kendi ölümünde ödenmek üzere üçüncü kişi lehine bir hayat sigortası sözleşmesi yapmışsa; böyle bir kişiyi sonradan lehdar olarak tayin etmişse; ya da sigortacıya karşı olan istem hakkını sağlararası veya ölüme bağlı tasarrufla karşılıksız olarak üçüncü kişiye devretmişse, terekeye eklenecek değer doğar. Eklenecek tutar, sigorta bedelinin tamamı değil, sigorta alacağının mirasbırakanın ölümü zamanındaki ‘satın alma değeri’dir; yani poliçenin o andaki iştira (geri satın alma) değeridir. Bu değer hesaplanarak farazi olarak terekeye dahil edilir ve tasarruf edilebilir kısım ile saklı paylar bu genişletilmiş matrah üzerinden belirlenir. Böylece lehdara ödenen sigorta bedeli saklı payları zedeliyorsa, aşan kısım tenkise tâbi tutulabilir. Bu mekanizma, sigorta sözleşmesini bir kazandırma aracı olarak kullanan mirasbırakan karşısında saklı paylı mirasçıları korur ve denkleştirmenin kapsamını genişletir.

Bu düzenlemenin sonucu, sigorta lehdarının saklı payları aşan oranda elde ettiği değerin tenkise (TMK m.560 vd.) konu olabilmesidir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, üçüncü kişi lehine hayat sigortasında terekeye eklenecek değerin poliçenin ölüm tarihindeki iştira değeri olduğunu ve bu değerin saklı pay hesabına dahil edileceğini kabul etmektedir. Somut örnek: iki çocuğu bulunan mirasbırakan, sevgilisini lehdar göstererek yaptığı hayat sigortasıyla ölümünde önemli bir bedel ödenmesini sağlamıştır. Çocuklar saklı paylarının zedelendiğini ileri sürdüğünde, TMK Madde 509 uyarınca poliçenin ölüm tarihindeki satın alma değeri terekeye eklenir; saklı pay hesabı bu değer üzerinden yapılır ve sevgiliye ödenen bedelin saklı payları aşan kısmı tenkis davasıyla geri istenebilir. Böylece sigorta yoluyla saklı pay korumasının dolanılması engellenmiş olur.