TMK ▸ Madde 52
Madde 51

MADDE 52

I. Sınırlı devam etme

Madde 53

TMK 52. Madde

(1) Sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder.

TMK 52. Madde Gerekçesi

Madde, yürürlükteki Kanunda, kaynak Kanunda ve 1984 tarihli Öntasarıda yer almayan yeni bir hükmüiçermektedir. Tüzel kişinin kişiliğinin sona ermesinin etkilerini düzenleyen hükümler, yürürlükteki metinde “Şahsiyetin zevali” başlığıaltında kaleme alınmıştır. Maddenin konu başlığı “Kişiliğin sona ermesi” şeklinde ifade edilmiştir. “Sınırlıdevam etme” başlığınıtaşıyan madde, sona erme sebeplerinden birinin orta ya çıkmasıdurumunda bunun sonucunun ne olacağıkonusunda, Türk Ticaret Kanununun çeşitli hükümlerinde ticaret ortaklıkları için d ile getirilen ve doktrinde bütün özel hukuk tüzel kişileri açısından da geçerli olduğu kabul edilen bir ilkenin Medenî Kanunda da bir genel ilke olarak yer almasıgerektiği düşüncesinden hareketle kaleme alınmıştır. Bu ilke, sona erme sebeplerinden biri orta ya çıktığında bir tüzel kişinin kişiliğinin ortadan kalkmasının hemen gerçekleşmeyeceği, tüzel kişinin kuruluşamacının yerini -tasfiye sonuçlanana kadar- tasfiye amacının alacağı ve tüzel kişiliğin de bu amaçla sınırlıolmak üzere devam edeceği ilkesidir. Sona erme sebebi gerçekleşen tüzel kişinin, tasfiye sırasında kişiliğini koruması, bu aşamada yapılacak işlemlerin kime izafe edileceğinin belirlenmesi açısından kaçınılmazdır; ancak kişiliğin yalnızca tasfiye amacıçerçevesinde devam etmesi de yeterlidir. Bu amaç, sona erme sebebi gerçekleşen tüzel kişinin malvarlığının para ya çevrilerek borçlarının ödenmesine ve alacaklarının tahsiline yöneliktir.

Açıklama

TMK Madde 52, sona eren tüzel kişinin kişiliğinin tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam edeceğini öngörerek tüzel kişiler hukukuna özgün bir ilke getirir. Hükme göre sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder. Bu düzenleme, önceki Kanun’da, kaynak Kanun’da yer almayan yeni bir hükümdür; daha önce yalnızca Türk Ticaret Kanunu’nda ticaret ortaklıkları için öngörülen ve doktrinde tüm özel hukuk tüzel kişileri bakımından geçerli sayılan ilke, Medeni Kanun’a genel bir ilke olarak taşınmıştır. Madde 53’teki malvarlığının tasfiyesi ve Madde 54’teki özgüleme hükümleri, ancak bu sınırlı devam etme ilkesi sayesinde uygulanabilir; çünkü tasfiye işlemlerinin atfedileceği bir kişiliğin varlığı zorunludur.

İlkenin uygulama mantığı, sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle kişiliğin derhâl ortadan kalkmamasıdır. Sona erme sebebi ortaya çıktığında tüzel kişinin kuruluş amacının yerini tasfiye amacı alır ve kişilik bu amaçla sınırlı olarak devam eder. Bu sınırlı kişilik sayesinde tasfiye sırasında yapılan işlemlerin kime izafe edileceği belirlenir; tasfiye memurlarının yaptığı sözleşmeler, açılan veya devam eden davalar, alacak tahsilleri ve borç ödemeleri hâlâ varlığını koruyan tüzel kişiye atfedilir. Tüzel kişi bu aşamada yeni amaçlar güdemez, yeni faaliyetlere girişemez; ehliyeti yalnızca malvarlığının paraya çevrilmesi, borçların ödenmesi ve alacakların tahsili ile sınırlıdır. Bu sınır, tasfiye dışı işlemlerin geçersizliği sonucunu doğurur ve alacaklıların korunmasına hizmet eder.

İlkenin pratik sonucu, tasfiye süresince tüzel kişinin taraf ehliyetini ve dava ehliyetini koruması, ancak yalnızca tasfiyeyle ilgili işlemler bakımından muhatap alınabilmesidir. Tasfiye tamamlandığında kişilik tümüyle son bulur ve Madde 54 uyarınca kalan malvarlığı özgülenir. Yargıtay içtihadında, feshedilen veya sona eren tüzel kişiye karşı açılan davalarda, tüzel kişiliğin tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam ettiği, dolayısıyla tasfiyeyle ilgili uyuşmazlıklarda tüzel kişinin taraf olarak gösterilebileceği kabul edilir. Somut örnek: genel kurul kararıyla feshedilen bir derneğe karşı, fesihten önce doğmuş bir alacak için açılan dava, tasfiye süresince dernek tüzel kişiliğine yöneltilebilir; çünkü dernek tasfiye amacıyla sınırlı olarak hâlâ vardır. Buna karşılık derneğin tasfiye dışı yeni bir taşınmaz alımı geçersizdir. Böylece TMK Madde 52, sona erme ile tam tasfiye arasındaki geçiş dönemini hukukî güvenceye bağlar.

Madde 51

MADDE 52

I. Sınırlı devam etme

Madde 53