TMK 521. Madde
(1) Mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufuyla önmirasçı atadığı kişiyi mirası artmirasçıya devretmekle yükümlü kılabilir.
(2) Aynı yükümlülük artmirasçıya yüklenemez.
(3) Bu kurallar belirli mal bırakmada da uygulanır.
TMK 521. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 468 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin “Fevkalâde ikame” şeklindeki konu başlığıİsviçre MedenîKanununun 488 inci maddesinde olduğu gibi ve öğretiyle uygulamada çoğunlukla ve 1984 tarihli Öntasarının da 455 inci maddesinde benimsendiği üzere “Artmirasçıatama” şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin “Namzet tâyini” olan kenar başlığı “Belirlenmesi” şeklinde kaleme alınmıştır. Zira bu madde artmirasçının belirlenmesiyle ilgilidir. Yürürlükteki maddenin birinci fıkrasıiki fıkra hâline getirilmek suretiyle madde üçfıkraya dönüştürülmüştür. Hüküm değişikliği yoktur. Maddenin birinci fıkrasındaki “namzet” tanımıyla ilgili hüküm, kanunlarda bu tür tanımların isabetli olmayacağıdüşüncesiyle maddeye alınmamıştır. Kaynak Kanunda da böyle bir tanım yoktur.
Açıklama
TMK Madde 521, artmirasçı atama kurumunda artmirasçının belirlenmesini düzenler. Bu kurum, mirasbırakanın mirasını önce bir kişiye, sonra bir başka kişiye sırayla bırakmasını sağlayan ileri düzey bir ölüme bağlı tasarruf imkânıdır. Birinci fıkra, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla önmirasçı atadığı kişiyi, mirası artmirasçıya devretmekle yükümlü kılabileceğini öngörür; böylece miras, önce önmirasçıya geçer, ardından geçiş anında artmirasçıya intikal eder. İkinci fıkra, aynı yükümlülüğün artmirasçıya yüklenemeyeceğini hükme bağlar; yani art-artmirasçı atanamaz, zincir tek geçişle sınırlandırılmıştır. Üçüncü fıkra ise bu kuralların belirli mal bırakmada (muayyen mal vasiyetinde) de uygulanacağını belirtir. Madde, geçişi düzenleyen TMK Madde 522, güvenceyi düzenleyen 523, önmirasçının konumunu düzenleyen 524 ve artmirasçının konumunu düzenleyen 525 ile birlikte tutarlı bir sistem oluşturur.
Uygulama mekanizması, mirasbırakanın iradesini sıralı bir mirasçılık zinciri kurmaya yöneltir. Mirasbırakan, vasiyetname veya miras sözleşmesiyle bir kişiyi önmirasçı olarak atar ve onu, belirli bir anda mirası artmirasçıya geçirmekle yükümlü kılar. Bu yükümlülük, önmirasçının mirası geçici ve sınırlı bir mülkiyetle kazanmasına yol açar. İkinci fıkranın getirdiği yasak, malvarlığının nesiller boyu el değiştirmeksizin bağlı kalmasını önlemeye yöneliktir; gerekçede de vurgulandığı gibi kanun koyucu, mülkiyetin sınırsız biçimde geleceğe bağlanmasını engellemek istemiştir. Bu nedenle artmirasçıya ikinci bir geçirme yükümü yüklenemez; artmirasçı mirası kesin olarak kazanır. Üçüncü fıkra sayesinde kurum yalnızca tüm terekeyi değil, belirli bir malı da kapsayabilir; mirasbırakan örneğin yalnızca bir taşınmazını önmirasçı-artmirasçı sırasıyla bırakabilir.
Hükmün sonucu, geçerli bir artmirasçı atamasıyla mirasın önce önmirasçıda, sonra artmirasçıda gerçekleşen iki aşamalı bir intikalle el değiştirmesidir; art-artmirasçı atanması ise geçersizdir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, artmirasçı atamasının geçerliliğini kabul etmekte, ancak ikinci geçirme yükümlülüğünün yüklendiği tasarrufları bu fıkra uyarınca geçersiz saymaktadır. Somut örnek: Mirasbırakan, vasiyetnamesinde ‘evim önce eşime, eşimin ölümünde oğluma kalsın’ diyerek eşini önmirasçı, oğlunu artmirasçı atayabilir; bu geçerlidir. Ancak ‘oğlumdan sonra da torunuma geçsin’ biçiminde oğlu (artmirasçı) için ikinci bir geçirme yükümü öngörürse, bu son düzenleme ikinci fıkra gereği geçersiz olur ve oğul mirası kesin olarak kazanır. Mirasbırakan dilerse aynı düzenlemeyi yalnızca belirli bir malı, örneğin bir arsayı için de yapabilir.
