TMK 56. Madde
(1) Dernekler, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır.
(2) Hukuka veya ahlâka aykırı amaçlarla dernek kurulamaz.
TMK 56. Madde Gerekçesi
Bu maddede derneğin tanımıyapılmıştır. Yürürlükteki Kanun 53 ilâ 72 nci maddelerinde dernek kurumunu düzenlemiş; fakat dernek tanımına yer vermemiştir. Bu maddede, 2908 sayılı Dernekler Kanununun 1 inci maddesinde yer alan düzenleme ve yürürlükteki Kanunun 53 üncü maddesi birlikte ele alınmış; doktrinde ileri sürülen görüşlerden yararlanılarak dernek kavramıyeniden tanımlanmıştır. Böylece dernek kavramının, benzer kavramlardan, örneğin adî ortaklıktan, ticaret şirketlerinden, vakıftan ve gönüllüfaaliyetlerden ayırdedilmesi sağlanmıştır. Maddede verilen tanımdan hareketle, derneğin unsurlarını şu şekilde belirleyebiliriz: a- En az yedi gerçek kişinin bilgi ve çalışmalarınısürekli olarak birleştirmeleri, b- Kazançpaylaşma dışında belirli ve ortak amacıgerçekleştirme, c- Tüzel kişiliğe sahip olma, d- Örgütlenmişkişi topluluğu olma. İkinci fıkrada derneklerin hukuka ve ya ahlâ ka aykırı amaçlarla kurulamayacağıöngörülmektedir.
Açıklama
TMK Madde 56, derneği tanımlayarak dernek hukukunun kavramsal temelini oturtur. Hükme göre dernek, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirerek oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi topluluğudur. Bu tanım, derneği benzer kurumlardan ayırt edici unsurları içerir: en az yedi kişilik üye tabanı, kazanç paylaşma amacının bulunmaması, süreklilik ve örgütlenmiş yapı. Bu özellikler derneği adi ortaklıktan, ticaret şirketlerinden ve vakıftan ayırır; vakıfta mal topluluğu, dernekte ise kişi topluluğu esastır. Madde 55, kamu tüzel kişileri ve ticaret şirketleriyle sınırı çizerken, 5253 sayılı Dernekler Kanunu bu tanımı tamamlayıcı kurallarla destekler.
Tanımdaki her unsur uygulamada somut sonuçlar doğurur. ‘En az yedi kişi’ şartı kuruluşun asgari çekirdeğini belirler; üye sayısı yedinin altına düşerse Madde 87 uyarınca dernek kendiliğinden sona erebilir. ‘Kazanç paylaşma dışında’ ifadesi, derneğin kâr amacı güdemeyeceğini ve üyelerine kazanç dağıtamayacağını ortaya koyar; dernek iktisadî işletme kurabilir ancak elde edilen gelir üyelere paylaştırılamaz, derneğin amacına özgülenir. ‘Belirli ve ortak amaç’, Madde 58 uyarınca tüzükte açıkça gösterilmek zorundadır. ‘Süreklilik’ unsuru, derneği geçici birliktelikten ayırır. İkinci fıkra ise hukuka veya ahlâka aykırı amaçla dernek kurulamayacağını öngörerek amaç serbestisine sınır koyar; bu sınır kamu düzeninin korunmasına hizmet eder.
Hukuka veya ahlâka aykırı amaçla kurulan dernek, Madde 60 kapsamındaki incelemede tespit edilir ve fesih davasına konu olur; ayrıca Madde 89 uyarınca mahkeme kararıyla feshedilebilir. Madde 54/3 uyarınca, hukuka veya ahlâka aykırı amaç güttüğü için kişiliği sona eren derneğin malvarlığı her hâlde ilgili kamu kuruluşuna geçer. Yargıtay içtihadında, derneğin gerçek amacının tüzükteki yazılı amaçtan farklı ve hukuka aykırı olması hâlinde feshe karar verilebileceği, ancak bu tespitin somut delillere dayanması gerektiği vurgulanır. Somut örnek: görünüşte kültürel amaç güden, fiilen ise üyelerine düzenli kâr payı dağıtan bir oluşum, kazanç paylaşma yasağına aykırı düştüğü için dernek sayılmaz; bu yapı ticaret şirketi veya adi ortaklık olarak değerlendirilir. Böylece TMK Madde 56, dernek kavramının sınırlarını kesin biçimde belirler.
