TMK ▸ Madde 580

TMK 580. Madde

(1) Mirasçı olabilmek için mirasbırakanın ölümü anında mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır.

(2) Mirasın açıldığı anda sağ olan mirasçı sonradan ölürse, onun miras hakkı kendi mirasçılarına kalır.

TMK 580. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 522 nci maddesini karşılamaktadır. Mirasçılığın koşullarından olmak üzere, sadece mirasa ehil (lâyık) olmak yani mirastan yoksunluk, ret, mirastan feragat gibi durumlar içerisinde bulunmamak yeterli değildir. Mirasçılık hakkı, mirasbırakanın ölümüile kanun gereği doğduğundan, mirasa ehil olan kişinin, mirasbırakanın ölümünde sağolmasıda gerekir. Mirasbırakanın ölümüile miras haklarıkanun gereği kazanıldığından, bu kazanma tarihinden sonra mirasçıdurumunda bulunan kişi ölürse, ona düşen miras haklarıkendi mirasçılarına geçecektir. Madde bunu yansıtacak biçimde, kenar başlıklarıile birlikte arılaştırılarak yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 580, mirasçı olabilmenin temel koşulunu düzenler ve mirasçılık ehliyetinin can alıcı unsurunu ortaya koyar. Birinci fıkraya göre mirasçı olabilmek için mirasbırakanın ölümü anında mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır. Gerekçede de açıklandığı üzere, mirasçılık için sadece mirasa ehil (layık) olmak, yani mirastan yoksunluk (TMK m.578), mirastan ret (TMK m.605 vd.) veya mirastan feragat (TMK m.528) gibi durumlar içinde bulunmamak yeterli değildir; bunlara ek olarak kişinin mirasbırakanın ölümü anında sağ olması da gerekir. Çünkü mirasçılık hakkı, mirasbırakanın ölümü ile kanun gereği kendiliğinden doğar (TMK m.575). Bu nedenle ölüm anında sağ olmayan kişi mirasçı sıfatını hiç kazanamaz ve onun adına bir miras hakkı doğmaz.

Maddenin işleyişinde sağ olma anı ile ölüm anının çakışması esastır; ölümle birlikte tereke, o anda sağ olan mirasçılara kendiliğinden ve külli halefiyet ilkesi uyarınca geçer. İkinci fıkra, bu kuralın doğal bir uzantısını düzenler: mirasın açıldığı anda sağ olan mirasçı sonradan ölürse, onun miras hakkı kendi mirasçılarına kalır. Yani mirasbırakanın ölümünden sonra fakat paylaşımdan önce ölen bir mirasçı, mirası bir an için kazanmış sayılır ve bu hak onun kendi terekesine dahil olarak kendi mirasçılarına intikal eder. Gerekçede de mirasbırakanın ölümüyle miras haklarının kanun gereği kazanıldığı, bu kazanma tarihinden sonra ölen mirasçıya düşen hakların kendi mirasçılarına geçeceği vurgulanır. Bu, ardışık ölümlerde miras paylarının nasıl aktarılacağını belirleyen pratik bir kuraldır.

Bu hükmün pratik sonucu, ölüm anının ve ölüm sırasının titizlikle belirlenmesinin büyük önem taşımasıdır; özellikle aynı olayda birden fazla kişinin ölmesi hâlinde, kimin önce öldüğü ispatlanamazsa TMK m.29 uyarınca aynı anda ölmüş sayılırlar ve birbirlerine mirasçı olamazlar. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, mirasbırakanın ölümü anında sağ olmayan kişinin mirasçı olamayacağını ve birlikte ölüm karinesinin uygulanacağını kabul etmektedir. Somut bir örnek: bir baba ile oğlu aynı trafik kazasında hayatını kaybeder ve oğul babasından birkaç saat sonra öldüyse, oğul ölüm anında sağ olduğundan babasına TMK Madde 580 uyarınca mirasçı olur; babadan oğula geçen pay, sonra ölen oğulun kendi mirasçılarına (örneğin eşine ve çocuklarına) intikal eder. Ölüm sırası ispatlanamazsa, baba ve oğul birbirine mirasçı olamaz.