TMK 591. Madde
(1) Yazımı yapılan tereke mallarından gerekenler mühürlenir. Mühürlenmeyen mallar için uygun koruma önlemi alınır. Mühür altına alma yazımdan önce de yapılabilir.
(2) Tereke mühürlenirken mirasbırakanla birlikte oturanların ihtiyaçları için gerekli eşya bir tutanakla tespit edilip güvenilir kişi olarak kendilerine bırakılır; taşınmazların onların oturmaları için zorunlu olan bölümleri, mühürlemenin dışında tutulur.
(3) Alacaklıların istemi üzerine yapılan mühürleme, güvence altına alınan miktarla sınırlıdır. Alacaklıya güvence gösterildiği takdirde mühürleme yapılmaz, yapılmışsa kaldırılır.
TMK 591. Madde Gerekçesi
Madde yürürlükteki Kanunun 532 nci maddesinin mühürlemeye ilişkin kısmınıkarşılamaktadır. Konunun burada ayrıbir madde hâlinde düzenlenmesi uygun görülmüştür. Maddede, hangi malların mühürlenmeye tâbi olacağı, hangi malların mühürleme dışıbırakılacağı, mühürlenmeyen mallar için uygun koruma önlemi alınacağıdüzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında terekenin mühürlenmesi sırasında mirasbırakanla birlikte oturanların mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla bu kişilere ihtiyaçlarınıkarşılayabilecek oranda eşyanın bir tutanakla bırakılabileceği kabul edilmiştir. Yine bu ikinci fıkrada bir taşınmazın 115 mühürlenmesi söz konusu olduğunda, mirasbırakanla birlikte oturmalarıiçin zorunlu bölümlerin mühürleme dışıtutulmasıöngörülmüştür. Maddenin üçüncüfıkrasında, alacaklının istemi üzerine yapılan mühürlemenin, güvence altına alınan miktarla sınırlıolduğu, alacaklıya güvence gösterilmesi hâlinde artık mühürlemenin gerekli olmadığı, yapılmışolan mühürlemenin ise kaldırılacağıvurgulanmaktadır.
Açıklama
TMK Madde 591, terekenin korunması önlemlerinden biri olan mühürlemeyi düzenler ve TMK m.589’da sayılan koruma önlemlerinin (yazım, mühürleme, resmen yönetim, vasiyetnamenin açılması) somut bir kolunu oluşturur. Hüküm, yazımı tamamlanan tereke mallarından gerekenlerin mühürlenmesini, mühürlenemeyen mallar için ise uygun koruma önlemi alınmasını öngörür; gerekçede de mühürlemenin defter tutmadan ayrı bir madde halinde ele alındığı, hangi malların mühürlemeye tabi olacağının ve hangilerinin dışında tutulacağının ayrıntılı düzenlendiği vurgulanır. Mühürleme, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkiminin görev alanındadır ve TMK m.590’daki defter tutma ile birlikte mirasın geçişine kadar terekenin bütünlüğünü güvenceye almayı amaçlar. Hüküm, mirasçıların ve alacaklıların menfaatleri arasında denge kurar.
Maddenin işleyişinde mühürleme yazımdan önce de yapılabilir; bu, kıymetli malların kaybolma veya kaçırılma tehlikesinin bulunduğu acil hâllerde önemli bir esnekliktir. İkinci fıkra uyarınca mirasbırakanla birlikte oturanların günlük ihtiyaçları için gerekli eşya bir tutanakla tespit edilip güvenilir kişi sıfatıyla kendilerine bırakılır; taşınmazların onların oturması için zorunlu bölümleri ise mühürleme dışında tutulur. Böylece ölüm anında aynı konutta yaşayan eş ve çocukların barınma ve geçim ihtiyaçları korunur. Üçüncü fıkra, alacaklıların istemi üzerine yapılan mühürlemenin yalnızca güvence altına alınan alacak miktarıyla sınırlı olduğunu, alacaklıya başka bir güvence gösterildiğinde mühürleme yapılmayacağını, yapılmışsa kaldırılacağını öngörerek ölçülülük ilkesini somutlaştırır.
Mühürleme tedbirine aykırı davranış, mühürlerin koparılması veya mühürlü malların kaçırılması, Türk Ceza Kanunu’nun mühür bozma suçunu düzenleyen hükümlerini gündeme getirebileceği gibi, terekeye verilen zarardan doğan tazminat sorumluluğunu da doğurur. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, mühürleme kararlarında mirasbırakanla birlikte oturanların zorunlu ihtiyaç eşyasının ve oturulan bölümlerin tutanakla mühür dışında bırakılması gerektiğini, aksi uygulamayı bozma sebebi saymaktadır. Somut bir örnek vermek gerekirse: vefat eden kişinin evinde altın, nakit ve değerli tablolar bulunuyor, mirasçılardan biri yurt dışında ve diğeri vesayet altındaysa, sulh hâkimi TMK Madde 591 uyarınca bu kıymetli malları mühür altına alır; ancak dul eşin günlük kullandığı mutfak eşyası, yatak ve oturduğu odayı tutanakla tespit ederek mühür dışında bırakır ve böylece hem terekeyi korur hem de mağduriyeti önler.
