TMK 601. Madde
(1) Kendisine bir intifa hakkı veya bir irat hakkı ya da belli aralıklarla tekrarlanan diğer bir edim vasiyet edilen kimsenin istem hakkı, tasarrufta başka bir esas öngörülmüş olmadıkça, eşya hukuku ve borçlar hukuku kurallarına tâbidir.
(2) Kendisine mirasbırakanın ölümünde ödenecek bir sigorta alacağı vasiyet edilen kimse, sigorta sözleşmesinden doğan istem hakkını sigortacıya karşı doğrudan doğruya kullanabilir.
TMK 601. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 542 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı, kaynak Kanunun 563 üncümaddesinde ve yürürlükteki metinde “Mevzuu” şeklindedir. Ancak bu kenar başlık maddenin içeriğiyle uyumlu değildir. Maddede vasiyet alacaklarıile ilgili bütün konular değil, sadece bazıkonular düzenlenmiştir. Bu nedenle kenar başlık “Özel durumlar” şeklinde kaleme alınmıştır. Maddede hüküm değişikliği yoktur. Arılaştırılmak suretiyle daha anlaşılır bir hâle getirilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 601, vasiyet yoluyla yapılabilecek bazı özel nitelikteki kazandırmaların hangi hukuki rejime tabi olacağını düzenleyerek miras hukuku ile eşya ve borçlar hukuku arasında bir köprü kurar. Maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere, eski kenar başlık olan ‘Mevzuu’ (konu) ifadesi içerikle uyumlu bulunmamış, hüküm yalnızca bazı özel durumları düzenlediğinden kenar başlık ‘Özel durumlar’ olarak yeniden kaleme alınmıştır. İlk fıkra; intifa hakkı, irat hakkı veya belli aralıklarla tekrarlanan diğer edimlerin vasiyet edilmesi halinde, alacaklının istem hakkının tasarrufta aksi öngörülmedikçe eşya hukuku ve borçlar hukuku kurallarına tabi olacağını belirtir. Bu bakımdan hüküm, vasiyet alacaklısının kişisel istem hakkını düzenleyen TMK Madde 600 ile intifa hakkına ilişkin TMK Madde 794 ve devamı hükümlerle birlikte yorumlanmalıdır.
Maddenin işleyişi iki ayrı somut durum üzerinden şekillenir. Birinci fıkrada düzenlenen intifa veya irat hakkı vasiyetinde, vasiyet alacaklısının elde ettiği hak, niteliği gereği miras hukukunun değil, ilgili eşya veya borçlar hukuku kurumunun kurallarına göre doğar ve sona erer; örneğin intifa hakkının tescili, süresi ve sona ermesi eşya hukuku hükümlerine tabidir. İkinci fıkra ise sigorta alacağına ilişkin son derece pratik bir mekanizma kurar: mirasbırakanın ölümünde ödenecek bir sigorta alacağı vasiyet edilen kimse, sigorta sözleşmesinden doğan istem hakkını sigortacıya karşı doğrudan doğruya kullanabilir. Bu, vasiyet alacaklısının önce mirasçılara başvurmasını gerektirmeyen, doğrudan sigorta şirketine yönelebilen bir hak tanır ve tahsilatı önemli ölçüde kolaylaştırır.
Bu hükme aykırı davranıldığında, örneğin sigortacı doğrudan istem hakkını tanımayıp mirasçılara ödeme yaparsa, vasiyet alacaklısı sigortacıya karşı dava açarak alacağını talep edebilir; intifa hakkı vasiyetinin yerine getirilmemesi halinde ise eşya hukukunun tescil ve teslim yaptırımları devreye girer. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, ölüm halinde ödenecek sigorta bedelinin lehtarına ya da vasiyet alacaklısına doğrudan ait olduğunu, terekeye dahil edilmeden talep edilebileceğini kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: mirasbırakan hayat sigortası poliçesinden doğacak bedeli vasiyetname ile yeğenine bırakmışsa, yeğen mirasçılık belgesi beklemeden ve mirasçılarla muhatap olmadan doğrudan sigorta şirketine başvurup bedeli talep edebilir. Böylece TMK Madde 601, süregelen ve özel nitelikli kazandırmaların pratik biçimde hayata geçirilmesini güvence altına alır.
