TMK ▸ Madde 600

TMK 600. Madde

(1) Vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur.

(2) Bu alacak, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur.

(3) Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise, bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir.

TMK 600. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 541 inci maddesini karşılamaktadır. Madde kaynak Kanunun 562 nci maddede olduğu gibi bu madde, üçfıkra hâline getirilmiştir. Hüküm değişikliği yoktur. Arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddede, vasiyet alacaklısının mirasçıdeğil, kişisel bir istem hakkısahibi olduğu ve bu hakkı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa mirasçılara karşıileri sürebileceği düzenlenmiştir. Mirasçıların bu konudaki yükümlülükleri onların mirasçılık sıfatına bağlıbulunduğundan, bu sıfatın kesinleşmesini sağlayan mirasın kabulüya da ret hakkının düşmesi anı, 117 vasiyet alacaklısının hakkının muacceliyet anıolarak öngörülmüştür. Ancak, mirasbırakan bunun aksini kararlaştırarak muacceliyet anının başka bir tarihte olacağınıöngörebilir.

Açıklama

TMK Madde 600, vasiyet alacaklısının hukuki konumunu temelden belirleyen bir hüküm olarak, bu kişinin mirasçı olmadığını, yalnızca kişisel bir istem hakkına sahip bulunduğunu netleştirir. Maddenin gerekçesinde de vurgulandığı üzere, vasiyet alacaklısı terekeye doğrudan ortak olmaz; o yalnızca, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı alacak talep edebilen bir kişidir. Bu yönüyle hüküm, mirasçıların mirası bir bütün olarak kazanmasını düzenleyen TMK Madde 599 ile keskin bir karşıtlık oluşturur: mirasçı külli halef iken, vasiyet alacaklısı cüzi bir alacak sahibidir. Düzenleme ayrıca vasiyeti yerine getirme görevlisini düzenleyen TMK Madde 550 ve devamı hükümlerle, alacaklıların öncelik sırasını belirleyen TMK Madde 603 ile birlikte değerlendirilmelidir.

Maddenin işleyişinde muacceliyet anı kritik bir rol oynar. İkinci fıkraya göre vasiyet alacağı, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça, vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur. Bunun nedeni, mirasçıların vasiyeti ifa yükümlülüğünün mirasçılık sıfatına bağlı bulunması; bu sıfatın kesinleşmesinin ise ancak kabul veya üç aylık ret süresinin geçmesiyle gerçekleşmesidir. Ancak mirasbırakan, tasarrufunda başka bir muacceliyet tarihi öngörerek bu kuralı değiştirebilir. Üçüncü fıkra ise alacaklıya somut bir dava yolu tanır: yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise, bunun yapılmamasından doğan zararın giderilmesini dava edebilir.

Bu hükmün ihlali halinde, yani vasiyet yükümlüsü malı teslim etmez veya hakkı devretmezse, alacaklı aynen ifa ya da zararın tazmini için dava açabilir; konu bir taşınmazsa tapu iptali ve tescil, taşınırsa teslim istemi gündeme gelir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, vasiyet alacaklısının mülkiyeti kendiliğinden kazanmadığını, mirasçılara karşı şahsi bir alacak hakkına dayanarak tescil veya teslim davası açması gerektiğini istikrarla kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: mirasbırakan vasiyetnamesinde dairesini hayır kurumuna bırakmışsa, kurum mirasbırakanın ölümüyle daireyi otomatik olarak iktisap etmez; mirasçılar mirası kabul ettikten sonra kuruma karşı borçlu hale gelir ve kurum tapu iptali-tescil davası açarak mülkiyeti üzerine geçirir. Böylece TMK Madde 600, vasiyet alacaklısının hakkını şahsi alacak temeline oturtarak mirasçılık ile arasındaki sınırı belirginleştirir.