TMK 605. Madde
(1) Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler.
(2) Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.
TMK 605. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 545 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu ve kenar başlıklarıİsviçre MedenîKanununun 566 ncımaddesindeki aslına uygun olarak “Ret”, “Ret beyanı” ve “Ret hakkı” şeklinde değiştirilmiştir. Aynışekilde madde, kaynak Kanuna uygun olarak iki fıkra hâline getirilmiştir. Hüküm değişikliği yoktur. Arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasında “borca müstağrak olduğu şayi ve sabit olursa” ifadesi yerine “ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişise” ifadesi tercih edilmiştir. 118
Açıklama
TMK Madde 605, mirasın reddi kurumunun temelini oluşturan ret hakkını düzenler. Birinci fıkraya göre yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler; ikinci fıkra ise mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması hâlinde mirasın reddedilmiş sayılacağını öngörür. Böylece madde, iki ayrı ret türünü kurar: birinci fıkradaki gerçek (iradi) ret ile ikinci fıkradaki hükmen ret. Gerçek ret, mirasçının TMK m.609’daki usule göre sulh mahkemesine beyanda bulunmasıyla; hükmen ret ise herhangi bir beyana gerek kalmaksızın kanun gereği gerçekleşir. Hüküm, TMK m.606’daki süre ve TMK m.610’daki ret hakkının düşmesi düzenlemeleriyle birlikte mirasın reddi sisteminin çekirdeğini kurar. Madde gerekçesinde, kenar başlıkların İsviçre Medeni Kanunu’nun 566. maddesine uygun biçimde değiştirildiği ve eski ‘borca müstağrak’ ifadesi yerine ‘ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş’ deyiminin tercih edildiği belirtilmiştir.
Hükmün işleyişinde iki türün koşulları farklıdır. Gerçek ret bakımından mirasçının, mirası kabul edip etmeme konusunda serbest iradesiyle karar vermesi ve süresi içinde sulh mahkemesine başvurması gerekir; bu, hem yasal hem atanmış mirasçılara tanınmış bir haktır. Hükmen ret bakımından ise belirleyici olan, mirasbırakanın ölüm anındaki ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olmasıdır. Aczin açıkça belli olması, terekenin borçlarının malvarlığını bariz biçimde aştığının dışarıdan anlaşılabilmesini; resmen tespit edilmiş olması ise icra takiplerinde aciz vesikası düzenlenmiş bulunması gibi resmî bir belirlemeyi ifade eder. Bu hâllerde mirasçıların ayrıca ret beyanında bulunmasına gerek yoktur; miras kanun gereği reddedilmiş sayılır ve mirasçılar terekenin borçlarından kişisel malvarlıklarıyla sorumlu tutulmaz.
Reddin sonucu, mirasçının terekenin borçlarından sorumluluktan kurtulmasıdır; hükmen ret hâlinde bu sonuç kendiliğinden doğsa da, mirasçılar gerektiğinde borçlu olmadıklarının tespiti için olumsuz tespit davası açabilirler. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, mirasbırakanın ölüm tarihinde borca batıklığı açıkça belli olan terekede mirasın hükmen reddedilmiş sayılacağını ve mirasçıların bu durumu her zaman ileri sürebileceğini istikrarlı biçimde kabul etmektedir. Somut bir örnekle: ölüm tarihinde hakkında çok sayıda icra takibi ve aciz vesikası bulunan, malvarlığı borçlarını karşılamaktan açıkça uzak bir kişinin mirası, çocukları ayrıca ret beyanında bulunmasa dahi TMK Madde 605 uyarınca hükmen reddedilmiş sayılır; alacaklıların takibine karşı mirasçılar, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerek kişisel sorumluluktan kurtulabilirler.
