TMK 606. Madde
(1) Miras, üç ay içinde reddolunabilir.
(2) Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.
TMK 606. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 546 ncımaddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlıklarıile metni arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Ayrıca kaynak Kanunun 567 nci maddesinde olduğu gibi madde iki fıkra hâline getirilmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TMK Madde 606, mirasın reddi için tanınan süreyi ve bu sürenin başlangıcını düzenler. Birinci fıkraya göre miras, üç ay içinde reddolunabilir. İkinci fıkra ise bu sürenin başlangıcını mirasçı türüne göre ayırır: yasal mirasçılar için süre, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için ise mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Bu üç aylık süre hak düşürücü nitelikte olup geçirilmesi hâlinde TMK m.610 uyarınca miras kayıtsız şartsız kazanılmış sayılır. Hüküm, TMK m.605’teki ret hakkının zaman bakımından sınırını belirler ve TMK m.609’daki ret usulüyle birlikte uygulanır. Madde gerekçesinde, kenar başlıkları ile metnin yeniden kaleme alındığı ve kaynak Kanunun 567. maddesine uygun biçimde iki fıkra hâline getirildiği, hüküm değişikliği yapılmadığı belirtilmiştir.
Sürenin işleyişinde belirleyici olan öğrenme anıdır. Yasal mirasçılar için kural olarak başlangıç, ölümün öğrenildiği tarihtir; ancak mirasçı, mirasçılık sıfatını daha sonra öğrendiğini ispat ederse süre bu sonraki tarihten işler. Bu istisna, örneğin önce gelen mirasçıların reddi nedeniyle sonradan mirasçı konumuna gelen kişiler bakımından önem taşır. Atanmış mirasçılar için ise başlangıç, vasiyetnamenin açılıp tasarrufun kendilerine resmen tebliğ edildiği andır; çünkü atanmış mirasçı, ancak resmî bildirimle mirasçılık konumunu kesin biçimde öğrenir. Üç aylık süre içinde mirasçı, sulh mahkemesine TMK m.609 uyarınca kayıtsız şartsız beyanla başvurarak mirası reddedebilir. Süre içinde terekeye sahiplenme niteliğinde işlem yapılması ise TMK m.610 gereği ret hakkını düşürür; bu nedenle mirasçının karar verene kadar olağan yönetim sınırını aşmaması gerekir.
Üç aylık sürenin sonucu kesin bir tercih dayatmasıdır: süre içinde reddedilmeyen miras kazanılır ve mirasçı terekenin borçlarından sorumlu hâle gelir. Önemli sebeplerin varlığında ise TMK m.615 uyarınca sulh hâkimi bu süreyi uzatabilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, üç aylık sürenin hak düşürücü nitelikte olduğunu ve resen gözetileceğini, sürenin başlangıcı bakımından mirasçının mirasçılığını ne zaman öğrendiğinin araştırılması gerektiğini kabul etmektedir. Somut bir örnekle: babasının vefatını ölüm günü öğrenen bir çocuğun ret süresi o tarihten itibaren TMK Madde 606 uyarınca üç ay olarak işler; ancak terekede borca batıklık açıkça belliyse miras TMK m.605/2 gereği hükmen reddedilmiş sayılacağından, mirasçının ayrıca süre içinde ret beyanında bulunması zorunlu olmayabilir.
