TMK 611. Madde
(1) Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer.
(2) Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır.
TMK 611. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 551 inci maddesini karşılamaktadır. İsviçre MedenîKanununun 572 nci maddesindeki aslına uygun olarak yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yapılmamıştır. Yürürlükteki metnin birinci fıkrasındaki “Ölüme bağlıbir tasarrufta bulunmaksızın vefat eden kimsenin mirasçılarından biri” ifadesi çıkarılmışve “Yasal mirasçılardan biri” ifadesine yer verilmiştir. Zira ortada bir ölüme bağlıtasarruf yoksa, mirasıreddetmesi söz konusu olanlar zaten yasal mirasçılardır ve atanmışmirasçılar söz konusu olamaz. Bu nedenle atanmışmirasçılarıda içerecek biçimde “mirasçılar” ifadesi yerine “yasal mirasçılar” ifadesinin kullanılmasıdaha uygun bulunmuştur.
Açıklama
TMK Madde 611, yasal mirasçılardan birinin mirası reddetmesi hâlinde onun payının, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçeceğini; atanmış mirasçının reddi hâlinde ise payın, ölüme bağlı tasarruftan başka bir arzu anlaşılmadıkça mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalacağını düzenler. Hüküm, reddin halefiyet üzerindeki etkisini belirleyerek ret hakkının kademeli geçiş düzeninin temelini kurar. Reddeden mirasçının ölüm anında sağ değilmiş gibi sayılması kurgusu, onun yerine kendi altsoyunun veya bir sonraki hak sahiplerinin TMK m.495 vd. zümre sistemine göre devreye girmesini sağlar. Madde gerekçesinde, İsviçre Medeni Kanunu’nun 572. maddesine uygun biçimde yeniden kaleme alındığı, ortada ölüme bağlı tasarruf yoksa reddedenlerin zaten yasal mirasçılar olacağı gerekçesiyle ‘yasal mirasçılar’ ifadesinin tercih edildiği belirtilmiştir.
Hükmün işleyişi, yasal ve atanmış mirasçılar bakımından farklı sonuçlar doğurur. Yasal mirasçının reddinde pay, o sağ değilmiş gibi en yakın hak sahiplerine geçer; örneğin reddeden bir çocuğun payı, varsa onun altsoyuna, yoksa diğer çocuklara veya bir üst kurguya göre belirlenen kişilere intikal eder. Atanmış mirasçının reddinde ise mirasbırakanın tasarrufta gösterdiği arzu önem taşır; eğer vasiyetnamede yedek mirasçı atanmış veya başka bir irade açıkça ortaya konmuşsa o iradeye uyulur, aksi hâlde pay mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına döner. Bu ayrım, mirasbırakanın iradesine atanmış mirasçı bakımından öncelik tanırken, yasal halefiyette objektif zümre düzenini esas alır. Reddin geçerli olması, TMK m.609’daki kayıtsız şartsız beyan ve süre koşullarına uyulmasına bağlıdır.
Reddin sonucu, payın reddeden mirasçının elinden çıkıp belirlenen hak sahiplerine geçmesidir; bu kişiler de kendi adlarına TMK m.606’daki süre içinde mirası reddedebilirler ve böylece ret zinciri kademe kademe ilerleyebilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, yasal mirasçının reddi hâlinde payın onun altsoyuna geçeceğini, atanmış mirasçının reddinde ise öncelikle ölüme bağlı tasarruftaki iradeye bakılacağını kabul etmektedir. Somut bir örnekle: mirasbırakanın üç çocuğundan biri mirası reddederse, reddeden çocuğun kendi iki çocuğu (mirasbırakanın torunları) varsa pay onlara geçer; reddeden çocuğun altsoyu yoksa pay TMK Madde 611 uyarınca diğer iki çocuğa kalır. Vasiyetle atanmış bir mirasçının reddinde ise, vasiyetnamede yedek bir kişi gösterilmemişse pay mirasbırakanın yasal mirasçılarına döner.
