TMK ▸ Madde 619

TMK 619. Madde

(1) Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir.

(2) Defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle, bir ay içinde sulh hâkiminden istenir.

(3) Mirasçılardan birinin defter tutma istemi, diğerleri hakkında da etkili olur.

TMK 619. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 559 uncu maddesini karşılamaktadır. İsviçre MedenîKanunundaki aslına uygun olarak bu ayırımın başlığıönlem niteliğindeki defter yazımından ayırdedilmesini sağlamak üzere “ResmîDefter Tutma” şeklinde değiştirilmiştir. Madde İsviçre’deki aslına uygun olarak üçfıkraya dönüştürülmüştür. Hüküm değişikliği yapılmamıştır. Madde ile, mirasıreddetme hakkına sahip mirasçıya, terekenin durumu hakkında resmîbilgi edinebilme olanağınısağlamak üzere, resmîdefter tutulmasınıisteme hakkıtanınmıştır. Bu yolla bilgi edinecek olan mirasçı, dilerse daha sonra mirasıreddedip etmeme konusunda karar verme olanağınıkoruyacaktır.

Açıklama

TMK Madde 619, resmî defter tutma müessesesinin koşullarını düzenleyerek bu ayrımın giriş hükmünü oluşturur. Birinci fıkraya göre mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir; ikinci fıkra defter tutmanın, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle bir ay içinde sulh hâkiminden isteneceğini; üçüncü fıkra ise mirasçılardan birinin defter tutma isteminin diğerleri hakkında da etkili olacağını öngörür. Gerekçede belirtildiği üzere bu hükmün amacı, mirası reddetme hakkına sahip mirasçıya terekenin durumu hakkında resmî bilgi edinme olanağı tanıyarak, daha sonra mirası reddedip etmeme konusunda bilinçli karar vermesini sağlamaktır. Madde, TMK 605 ve devamında düzenlenen mirasın reddi müessesesiyle yakından bağlantılıdır; resmî defter tutma, mirasçıya karar öncesi terekenin gerçek mali tablosunu görme fırsatı veren koruyucu bir ön aşamadır.

Uygulamada defter tutma istemi, mirası reddetme hakkına sahip her mirasçı tarafından kullanılabilir. Bu hak için öngörülen bir aylık süre ve usul, mirasın reddine ilişkin kurallarla paralel biçimde işler; istem sulh hâkimine yöneltilir ve süresinde yapılmalıdır. Mirasçı, defter tutulduktan sonra terekenin aktif ve pasifini görerek mirası reddetme, deftere göre kabul, kayıtsız şartsız kabul veya resmî tasfiye seçeneklerinden birini TMK 627 uyarınca tercih edebilir; bu nedenle defter tutma, mirasçının seçim hakkını bilinçli kullanmasını sağlayan bir bilgi edinme aracıdır. Üçüncü fıkradaki düzenleme pratikte büyük önem taşır: birden fazla mirasçı bulunduğunda, içlerinden birinin defter tutma istemi tüm mirasçılar için etkili olur; böylece her mirasçının ayrı ayrı başvurmasına gerek kalmaz ve süreç bütünlük içinde yürütülür. Bu, terekenin tek bir resmî tablo üzerinden değerlendirilmesini ve usul ekonomisini sağlar.

Defter tutma isteminin süresinde yapılmaması, mirasçının bu koruyucu imkândan yararlanamaması sonucunu doğurur; bir aylık süre hak düşürücü niteliktedir. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi, resmî defter tutma isteminin mirasın reddi usulüne ve süresine uygun biçimde sulh mahkemesine yöneltilmesi gerektiğini, bir mirasçının isteminin diğerleri bakımından da hüküm doğuracağını kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: mirasbırakanın mali durumu hakkında kesin bilgisi olmayan üç kardeşten biri, ölümden sonraki bir ay içinde sulh mahkemesinden terekenin resmî defterinin tutulmasını isterse, TMK Madde 619’un üçüncü fıkrası uyarınca bu istem diğer iki kardeş bakımından da etkili olur; böylece üçü de defterin tamamlanmasını bekleyip terekenin gerçek durumunu gördükten sonra mirası reddedip etmeme konusunda ortak ve bilinçli bir değerlendirme yapma imkânı bulur.