TMK ▸ Madde 620

TMK 620. Madde

(1) Resmî defter, sulh mahkemesi tarafından düzenlenir; bu deftere terekeye ait aktif ve pasifler takdir edilen değerleriyle yazılır.

(2) Mirasbırakanın malî durumu hakkında bilgi sahibi olan herkes, sulh mahkemesi tarafından istenilen bilgiyi vermekle yükümlüdür. Haklı bir sebep olmaksızın bilgi vermeyenler veya yanlış ya da eksik bilgi verenler, bundan doğacak zararları mirasçılara, vasiyet alacaklılarına veya üçüncü kişilere tazminle yükümlüdürler.

(3) Mirasçılar, özellikle mirasbırakanın kendilerince bilinen borçlarını sulh mahkemesine bildirmek zorundadırlar.

(4) Resmî defterin nasıl tutulacağı Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.33

TMK 620. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 560 ıncımaddesini karşılamaktadır. Madde kenar başlığıyla birlikte İsviçre MedenîKanununun 581 inci maddesindeki aslına uygun olarak üçfıkra olarak kaleme alınmış, ayrıca maddeye yeni bir dördüncüfıkra eklenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, deftere geçirilecek “alacak ve borçmüfredatı” ifadesi yerine daha tutarlıolan “terekeye ait aktif ve pasif” ifadesi kullanılmıştır. Maddeye eklenen bu yeni fıkra ile, defter tutulmasına ilişkin hükümlerin kanunda yer almasıteknik açıdan uygun olmadığından, resmîdefterin nasıl tutulacağının tüzükle düzenleneceği esasına yer verilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 620, resmî defterin nasıl düzenleneceğini ve bu sürece ilişkin bilgi verme yükümlülüklerini ayrıntılı biçimde düzenler. Birinci fıkraya göre resmî defter, sulh mahkemesi tarafından düzenlenir ve bu deftere terekeye ait aktif ve pasifler takdir edilen değerleriyle yazılır. İkinci fıkra, mirasbırakanın mali durumu hakkında bilgi sahibi olan herkese mahkemece istenen bilgiyi verme yükümlülüğü getirir ve haklı sebep olmaksızın bilgi vermeyenlerin ya da yanlış veya eksik bilgi verenlerin, doğan zararlardan mirasçılara, vasiyet alacaklılarına veya üçüncü kişilere karşı sorumlu olacağını öngörür. Üçüncü fıkra mirasçılara mirasbırakanın bildikleri borçlarını mahkemeye bildirme zorunluluğu yükler; dördüncü fıkra ise defterin nasıl tutulacağının Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenleneceğini hükme bağlar. Gerekçede de vurgulandığı gibi bu madde, TMK 619 ile başlayan resmî defter tutma müessesesinin teknik temelini oluşturur.

Uygulamada defterin sulh mahkemesince düzenlenmesi, sürecin tarafsız ve resmî bir organ eliyle yürütülmesini güvence altına alır. Terekeye ait aktif ve pasiflerin takdir edilen değerleriyle yazılması, mirasçının deftere göre kabul hâlinde üstleneceği sorumluluğun kapsamını belirleyecek somut bir mali tablo ortaya koyar. İkinci fıkradaki bilgi verme yükümlülüğü, terekenin gerçek durumunun gizli kalmasını önlemeye yöneliktir; mirasbırakanın muhasebecisi, ortağı, bankası gibi mali durumunu bilen kişiler mahkemenin talebi üzerine doğru bilgi vermek zorundadır ve bu yükümlülüğe aykırılık tazminat sorumluluğu doğurur. Üçüncü fıkra ise mirasçıların pasif kalmasını engeller: kendilerince bilinen borçları mahkemeye bildirmeleri zorunludur, zira terekenin pasifini en iyi bilenler çoğu zaman mirasçılardır. Dördüncü fıkrayla teknik ayrıntıların yönetmeliğe bırakılması, kanun metnini ayrıntıdan arındırarak usule ilişkin esnekliği sağlar.

Bilgi verme yükümlülüğünün ihlali, terekenin eksik veya yanlış tabloya dayanmasına yol açarak ilgili kişilerin zarara uğramasına neden olabilir ve bu zarardan sorumluluk doğurur. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi, resmî defterin terekenin gerçek aktif ve pasifini yansıtması gerektiğini, bilgi verme yükümlülüğüne aykırı davrananların doğan zarardan sorumlu tutulacağını kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: mirasbırakanın ticari işlerini yürüten muhasebecisi, mahkemenin talebine rağmen önemli bir borcu gizler veya eksik bildirirse, bu yüzden defter eksik düzenlenir ve deftere güvenerek mirası kabul eden mirasçı sonradan beklenmedik bir borçla karşılaşırsa, TMK Madde 620’nin ikinci fıkrası uyarınca muhasebeci doğan zarardan mirasçıya karşı sorumlu olur. Bu mekanizma, defterin doğruluğuna duyulan güveni hukuki yaptırımla pekiştirir.