TMK ▸ Madde 646
Madde 645
MADDE 646

A. Genel olarak

Madde Listesi
Madde 647

TMK 646. Madde

(1) Yasal mirasçılar, gerek kendi aralarında, gerek atanmış mirasçılarla birlikte mirası aynı kurallara göre paylaşırlar.

(2) Aksine düzenleme olmadıkça mirasçılar, paylaşmanın nasıl yapılacağını serbestçe kararlaştırırlar.

(3) Tereke mallarına zilyet olan veya mirasbırakana borçlu bulunan mirasçılar, paylaşma sırasında bu konuda eksiksiz bilgi vermekle yükümlüdürler.

TMK 646. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 586 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre Medenî Kanununun 607 nci maddesindeki aslına uygun olarak üçfıkra hâ line getirilmiştir. Hüküm değişikliği yoktur. Birinci fıkra hükmüne göre, genelde mirasçılar arasında geçerli olan eşitlik ilkesi uyarınca, yasal ve atanmışmirasçılar, mirasın paylaşılmasında aynıkurallara bağlıolacaklardır. Mirasçılardan bir kısmı, aralarında farklıpaylaşma kurallarının geçerli olacağınıkararlaştırıp, diğer mirasçılarıbunun dışında bırakamazlar. Aynışekilde, mirasbırakanın ölüme bağlıtasarrufla ya da 126 mirasçıların kendi aralarında paylaşma kurallarıkararlaştırmadığıdurumlarda, 649 uncu ve devamımaddelerinde yer alan paylaşma kurallarıbütün mirasçılar için aynıbiçimde geçerli olacaktır. İkinci fıkrada aksine düzenleme olmamasıkoşuluna bağlı olarak mirasçılar paylaşmanın nasıl yapılacağıkonusunda serbest bırakılmıştır. Bu aksine düzenleme, mirasbırakan tarafından yapılmışbir ölüme bağlıtasarruf olabileceği gibi, yürürlükteki kanunlardan kaynaklanan engeller de olabilir. Üçüncüfıkrada mirasçıların paylaşma sırasında eksiksiz olarak bilgi vermeleri yükümlülüğü getirilmiştir. Eksiksiz bilgi verme hem gerçeğe uygun olmayıhem de verilen bilginin eksik olmamasını ifade eder.

Açıklama

TMK m.646, genel olarak başlığı altında mirasçıların tereke üzerindeki ortaklık ilişkisi ve paylaşmaya kadarki dönemnın işleyişinde önemli bir düğüm noktasını düzenlemektedir. Maddenin açılış cümlesi — “Yasal mirasçılar, gerek kendi aralarında, gerek atanmış mirasçılarla birlikte mirası aynı kurallara göre paylaşırlar.” — düzenlemenin esas iskeletini ortaya koymakta; ardından gelen 2 fıkra konunun usul, sonuç ve istisna boyutlarını tamamlamaktadır. Hüküm, 743 sayılı önceki Medenî Kanun’un 586. maddesinden alınarak günümüz diline uyarlanmış; böylece mirasçılar arasında mirasın açıldığı anda kurulan tereke ortaklığının işleyişi bakımından Türk hukukunda yerleşik bir çerçeve sunulmuştur.

Madde 3 fıkradan oluşmakta ve her fıkra hükmün farklı bir yönünü düzenlemektedir. Birinci fıkra “Yasal mirasçılar, gerek kendi aralarında, gerek atanmış mirasçılarla birlikte mirası aynı kurallara göre paylaşırlar.” kuralını içermekte; İkinci fıkra “Aksine düzenleme olmadıkça mirasçılar, paylaşmanın nasıl yapılacağını serbestçe kararlaştırırlar.” kuralını içermekte; Üçüncü fıkra “Tereke mallarına zilyet olan veya mirasbırakana borçlu bulunan mirasçılar, paylaşma sırasında bu konuda eksiksiz bilgi vermekle yükümlüdürler.” kuralını içermektetir. Fıkraların birlikte okunması, el birliği (iştirak) halinde mülkiyet, oybirliği, paylaşım alacaklısı, birlikte tasarruf bakımından kuralın bütününü kavramayı sağlar; tek fıkra üzerinden değerlendirme yapmak yanlış sonuca götürür.

Madde, TMK 640-676, TBK 620-645 (adi ortaklık), HMK, Tapu Kanunu ile bir bütün halinde uygulanır. genel olarakna ilişkin bir uyuşmazlıkta hâkim yalnız 646. maddeyi değil, TMK 701-703 (elbirliği mülkiyeti), TBK 620 vd. (adi ortaklık), TMK 677 (paylaşma) gibi komşu hükümleri de dikkate almak zorundadır. Bu bütünsel yorum, TMK m.1’deki kanunun sözü ve özüyle uygulanma ilkesinin 646. madde bakımından somutlaşmış halidir ve sistematik tutarlılığı güvenceye alır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu içtihatlarında, genel olarak konulu davalarda maddenin koruduğu menfaatin niteliğine göre değerlendirme yapılmaktadır. Kararlarda öne çıkan ortak ölçüt; iddianın somut olayda maddenin unsurlarını tam karşılayıp karşılamadığı ve karşı tarafın savunmasının hakkaniyete uygun olup olmadığıdır. Hak düşürücü sürelerin re’sen gözetileceği, zamanaşımının ise ileri sürülmesi halinde değerlendirileceği de yerleşik kabul görmektedir.

Pratik açıdan 646. madde, hem dava açılırken hem de savunma kurulurken dikkatle işlenmelidir. genel olarak iddiasının unsurları dilekçede sistematik biçimde sunulmalı; her unsur için hangi delile başvurulacağı HMK m.194 çerçevesinde açıkça gösterilmelidir. Karşı tarafın savunmasında kullanabileceği def’iler (zamanaşımı, ifa, takas, dürüstlük kuralı) önceden öngörülmeli; bilirkişi incelemesi gerektiren hususlar için usulüne uygun talep açılışta yapılmalıdır. Bu metodolojik titizlik, mirasçıların tereke üzerindeki ortaklık ilişkisi ve paylaşmaya kadarki dönem alanındaki davaların öngörülebilir biçimde sonuçlanmasına hizmet eder.

Son değerlendirmede genel olarak kapsamındaki davalarda başvurulacak yöntem şu üç aşamadan oluşur: ilk olarak maddenin sözünden hareketle hükmün kapsamı belirlenir; ardından sistematik konum ve komşu hükümler (TMK 701-703 (elbirliği mülkiyeti), TBK 620 vd. (adi ortaklık), TMK 677 (paylaşma)) ışığında yorum yapılır; son olarak da somut olayın koşulları hakkaniyet süzgecinden geçirilir. Bu aşamalı yaklaşım, Yargıtay’ın bozma sebeplerinden birini —maddenin dar veya geniş yorumu— ortadan kaldırır. Avukat ve hâkim için ortak nokta; maddenin lafzına sadık kalırken özünden uzaklaşmamak, öz adına lafzı bertaraf etmemektir.

Madde 645
MADDE 646

A. Genel olarak

Madde Listesi
Madde 647
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tmk-madde/madde-646/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık